*toplamda "105" ayrı ülkeden günlük ortalama "500" tekil ziyaretin yapıldığı yedigünyazıları'ndasınız...
*okurların, ülke / şehir dağılımını sağ alttaki küçük dünyayı tıklayarak görebilirsiniz...
*her cümle "5846" sayılı fikir ve sanat eserleri yasası korumasındadır...
*
fotoğrafları "ekseriyetle" büyütebilirsiniz / murat örem...

27 Kasım 2013 Çarşamba

hasılı kelam; yedigünyazıları " 1 " yaşında....


bundan tam bir sene önce…
yine böyle  kasım ayının son günleri…

her manada ama her manada 
kasvetli çok kasvetli bir pazar günü…

esat’ta, dörtyol’da bir ev…
esat’ta dörtyol’da bir ev sahibi…

“abi iki lokma ye…”
“abi çayından da iç…”  
“hadi yak bir sigara daha…”
diyen
gönlü güzel , ruhu güzel ,
insanlığı güzel bir evsahibi…

yüzü aklı fikri allak bullak bir misafir…
odalara mutfaklara sokaklara
yollara sığmayan bir misafir…

ev sahibi , misafir  kelimeleri lafın gelişi…
iki kadim dost  ,  işin aslı..

konular konular konular…
değişmeyen konular…
değişen konular…

birden,
yüzü aklı fikri allak bullak misafirin
pat diye sorusu;
“neyse olan biteni boşver şimdi
biraderim, ne yaptık blog işini…”

ev sahibinin cevabı ;
“üstad işin teknik kısmını bana bırak
adını bulalım, şifresini kararlaştıralım
sonrası kolay
sonrası vira bismillah…”

şu olsun bu olsun derken ortaya çıkan isim
içimize hakkıyla sinen isim ;

“yedigünyazıları”

isim tamam ya…
geriye kalan ,
üç nalla bir at…(!)

aradan geçen iki günde  de
üç nalla bir atın tamamlanması…
ve sevgili murat’ın
çok güzel bir blog şablonu bulması
ve ilk yazıyı yayınladığı anda  yüzüne oturan mutluluk…

paylaşılan mutluluk…
paylaştığımız mutluluk…

27 kasım 2012’de yayınlanan ilk yazı…
aradan geçen 365 koca gün…

yazılar yazılar yazılar…

bir yılda yayınlanan 200 küsur yazı…

bir yılda kazanılan 20 000  okur…

30’a yakın ülkeden okur…

50 vilayetten okur…

okur  trafiğinin günlük üç haneli sayılara oturması…

çok şey midir…
az şey midir…
nereden baktığınıza bağlı…

bizim  nereden baktığımızı sorarsanız ;
çok şeydir…

bir masanın etrafında oturan üç kişinin bile
üç saatten sonra birbirine girecek
meseleler yaratmayı başardığı (!) bir kültürde,

dostluk günlerinde  paylaşılan sırların
ilk fırsatta düşmanlık oklarına çevrilmesinin
matah sanıldığı bir coğrafyada,

isimleri aynı olsa da

iki ayrı kişinin
iki ayrı kişiliğin

yazı çizi gibi egoların çok yüksek olduğu alanda
küsmeden darılmadan sitem etmeden
kişilikleri çarpıştırmadan
en yakınlarını bile ihtilafa dahil etmeden

her konuda her zaman aynı şeyi düşünüp
yazmasalar  bile
birbirlerine zaman zaman  itirazları olsa bile,

hem hakiki  ortak hem de hakiki  dost kalmayı  başarması
bu gemiyi saygıyla, sevgiyle, muhabbetle,
kadir kıymet bilerek yürütmesi,
ve bunu yaparken de
asla rol yapmaması
tekrarlayalım ki
çok şeydir…

hasılı kelam….
yedigünyazıları 1 yaşında…

biz buradayız…
sen de oradaysan
ey okur…

hep birlikte
daha nice yaşlar görürüz…
ömrümüz de varsa…

( murat örem / 27 kasım 2013 / ankara…)



2 yorum:

  1. TAŞKIN ÖREM
    Sağlık,mutluluk,başarı dolu nice 365 günlere hep birlikte ulaşmak dileğiyle.

    YanıtlaSil