*toplamda "105" ayrı ülkeden günlük ortalama "500" tekil ziyaretin yapıldığı yedigünyazıları'ndasınız...
*okurların, ülke / şehir dağılımını sağ alttaki küçük dünyayı tıklayarak görebilirsiniz...
*her cümle "5846" sayılı fikir ve sanat eserleri yasası korumasındadır...
*
fotoğrafları "ekseriyetle" büyütebilirsiniz / murat örem...

5 Kasım 2013 Salı

ucuz plastik palmiyeler limon ağaçlarını ye(ne)rken....!!!


Bir markete  girdiğinizde kitaplarla gömlekler aynı reyonda durursa...

Bir gazetenin yanyana sayfalarında felsefe  yazısını  manken goami'nin  kütür kütür (!) üst kısmı kaplıyorsa...

Evin bir odasında bach çalınırken diğerinden ankaranın bağları sesi geliyorsa...

Bir salonun duvarlarından birinde chagall röprodüksiyonu asılıyken diğerine geyik motifli halı yerleştiriliyorsa...

Bilmemkaç milyon dolarlık sitelerin girişleri yeşil ışıklarla çiğ floresanlarla aydınlatılıp plastik çiçekler ve imitasyon palmiyelerle donatılırken siz elinizde hakiki hercai menekşelerle ekecek toprak arıyorsanız...

Bir evin içinde biri televizyon müptelası olmuşken diğeri elindeki kitap dergilerle sakin bir huzur adacığı arıyorsa...

Bir ayağınıza tarzı olan kalender bir ayakkabı geçirmişken diğerine kırmızı rugan ayakkabı giyiyorsanız...

Evinizdeki  masanın sol ucuna  kurutulmuş kırmızı biberli ve hakiki el emekli tarhana çorbası koyup diğer tarafına da portakallı levrek buğulama yerleştiriyorsanız....

 bütünlük bozulur....
bütünlük bozulmaya başlayınca da
sası bir tad kalır insanın ağzında....

mesela ;
kitaplarla gömlekleri aynı yere koyan hippermarketlerden,  aynı anda iki ürünü almak için  hiç alışveriş yapmadıysanız...

tipoofsetboyalı gazetelere asla  dönüp bakmayıp da siyahbeyaz dergilere olmayan paranızla her zaman  servet döktüğünüz günleriniz çoksa.... 

bülent ortaçgil , vivaldi , carl off dinlediğiniz müzik aletinden  bir kere bile gaydırıguppak müzik  asla yükselmemişse...

evinizin duvarlarında röprodüksiyon ya da dostlarınızın hediyesi el emekli tablolarınız çok olmuşken resimli  halı asmak aklınıza hiç gelmemişse...

canlı bir limon ağacına gözünüzü kırpmadan kurur murur paraya yazık  demeden onlarca lirayı verip de  plastik papatyaları getiren götüreni de dahil hemen çöpe atmışsanız...

bir şeyler sizi çok rahatsız eder....

elbette kabul ; herkes her zaman her istediğini hele hele estetik alanlarla ilgiliyse yapmakta özgürdür...

bunu tartışmak bile abes...

lakin ;
bütünlük bozulursa iyi olmaz ,
sası bir tad kalır insanın ağzında...

işte o zaman her şeyi yeniden gözden geçirmek gerekir...
kırmadan dökmeden  alınmadan , alınganlık yapmadan...

ya yeni bir yol bulmak 
ya da yeni bir yol açmak gerekir...


(murat örem / 05 kasım 2013 / ankara...)




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder