*türkçe'nin yaşadığı "106" ayrı ülkeden günlük "500" tekil ziyaretin yapıldığı yedigünyazıları'ndasınız...
*okurların, ülke / şehir dağılımını sağ alttaki küçük dünyayı tıklayarak görebilirsiniz...
*her cümle "5846" sayılı fikir ve sanat eserleri yasası korumasındadır...
*
fotoğrafları "ekseriyetle" büyütebilirsiniz / murat örem...

8 Kasım 2013 Cuma

9, 10 kasım ; unutmadık ki , unutmayacağız ki , hatırlayalım....



Mecazen söylersek,   daha  dün…9 Kasım 1989...Utanç simgesi  Berlin duvarının yıkıldığı gün...Ardından yaşanan olaylarda  Glasnost / Açıklık  ve  Perestroyka / Yeniden Yapılanma kelimeleriyle simgeleşen süreçte Soyvetler Birliği liderliğindeki Doğu Blokunun tümüyle çökmesi...Sovyetlerin 1990’larda dağılmasıyla birlikte, demir perde diye tanımlanan  ülkelerin boşluğa düşmesi….Kutuplardan birinin çöküşü...Büyük sorunların ve garip  imkanların ortaya çıkışı…


Eşitlikçi bir dünya yaratma  hedefinin başka bahara kalması…Sovyetler rejimi  örneğine  bakarak  sosyal adaletçi, eşitlikçi ideolojilerin itinayla ve bilinçli olarak gün gün  itibarsızlaştırılması...Milyonların boynuna dolandırılan neo liberal politika kementleri…Adil ve eşitlikçi  dünya umutlarının Kaf Dağının ardına düş(ürül)mesi...1990’ların ortasında da  Mareşal Tito’nun ülkesi ve bağlantısız devletlerin temsilcisi  olarak anılan Yugoslavya’nın paramparça edilmesi...

Sırplarla Hırvatların  Boşnaklara ödettiği ağır bedel...

Bombalanan , bombalanan , bombalanan Mostar...
 

Bütün bunlar yaşanırken,   ABD’nin   Vietnam ve Japonya’daki karanlık  ve tarihi sicilini yıllar sonra  aklama imkanını(!) kullanma  çabalarındaki gönülsüzlüğü  ve heder  edilen uzun yıllar....Yeniden bozulup yapılan, kurulan, ayrılan birleşen ülkelerin  ilişkileri...Rakipsiz kaldığını sanan  ABD  egemenliğinde uzun dönem yaşanan kutupsuzluk yılları ve son yıllarda büyük resme yeniden giren Rusya…Beni de unutmayın(!)  diyen Çin….


Dünyanın sıklet merkezindeki Türkiye’nin hamleleri…

veee,  yıl 2013...

dünya siyasetinde   girilen son viraj...
savrulan ülkeler, devletler…
savrulan insanlar, insancıklar…


Çeyrek asır önce  iki kutuplu dünyanın yok edilmesi  boşluğunun  nasıl doldurulacağının bitmeyen kavgası...Kaynayan ortadoğuya eklemlenen Suriye….Yalancı baharlar…100 yıllık ömre giden Türkiye Cumhuriyetinin, cumhuriyetimizin,  yeniden ortaya çıkarılacak  büyük resimde alacağı , almak istediği rolün / rollerin  olası  artıları ve eksileri…


Dünyanın herhangi bir yerinde kanat çırpacak kelebeğin rüzgarının yaratacağı tsunami dalgasının tahmin edilirliği ve edilemezliği…Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerini akılla fikirle bilimle  ve kanla irfanla atan,    ölümünün 75. yıldönümünde, hamasetten , içi boş cümlelerden uzak biçimde yeniden yeniden okumamız anlamaya çalışmamız  gereken büyük isim ;

Mustafa Kemal Atatürk....


O Atatürk’tü ki,  Türkiye Cumhuriyeti’nin 29 Ekim 1933’teki  10. Kuruluş yıldönümünde yaptığı konuşmasında şunu da söylemişti ;  

"Asla şüphem yoktur ki, Türklüğün unutulmuş büyük medeni vasfı ve medeni kaabiliyeti batının  yükselen medeniyet ufkunda bir güneş gibi doğacaktır !..Bu söylediklerim hakikat olduğu gün, senden ve bütün medeni beşeriyetten dileğim şudur:   Beni hatırlayınız!"
        
      Son cümleyi , " Beni Hatırlayınız"  cümlesini önce yazmış , sonrasında okumamıştı.... O zaman haddimiz olmayarak bir cevap ;
        
hatırlamak için unutmak gerekir…
          bu vatanın suyunu içip ekmeğini yiyenlerden
          kim seni unutabilmiş ki , bu mümkün mü ki,   
seni unutmadık ki, unutmayacağız ki ; hatırlayalım...
        
(murat örem / 08 kasım 2013 / ankara…)

2 yorum:

  1. Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  2. Unutmadık, unutturmaya çalışanlara inat seni daha çok sevecek, anacak,anlatacak, öğreteceğiz.

    YanıtlaSil