*toplamda "105" ayrı ülkeden günlük ortalama "500" tekil ziyaretin yapıldığı yedigünyazıları'ndasınız...
*okurların, ülke / şehir dağılımını sağ alttaki küçük dünyayı tıklayarak görebilirsiniz...
*her cümle "5846" sayılı fikir ve sanat eserleri yasası korumasındadır...
*
fotoğrafları "ekseriyetle" büyütebilirsiniz / murat örem...

15 Temmuz 2013 Pazartesi

yavuzer çetinkaya ; geniz etli boğuk sesi, kilosu ve pos bıyıklarıyla , kelimeleri yuvarlayan tenzilatlı cümleleriyle hiç de salon aktörü olmayan "hakiki" aktör...


          Kaç kişi kaldı  Yavuzer Çetinkaya’   hatırlayan...

        

Aylar önce  yine burada “Sürü’nün Kara Koyunu...Sürü’nün Güzel Çobanı” başlıklı  yazıyla  andığımız   Yaman Okay’ı    hatırlayan kaç kişi kaldıysa o kadar mı ?

        

Daha az mı ?

         Daha da az mı ?

         Çok daha az mı ?



         Kaç kişi vardı zaten ki , Yavuzer Çetinkaya’yı bilen...

         Temmuz 1992 ‘deki ölümünden 21 yıl sonra bugün hatırlayan çıksın...



       Yavuzer Çetinkaya 1992 yılının Temmuz’unun sonlarında küt diye öldüğünde genç bir adamdım ben...

        

Nüfus kağıdı olarak söylüyorum genç bir adamdım diye..

         Yoksa taaa o zamandan da herhalde  yine yaşlı bir adamdım...



    Çocukluk ve ilk gençliğimin geçtiği evdeydim ve bir sabah vaktiydi galiba; televizyondaki ses dümdüz bir ifadeyle  sinema ve tiyatro sanatçısı yavuzer çetinkaya,  yüzme havuzunda geçirdiği kalp krizi sonucunda hayatını kaybetti  demişti...



         Ölüme değil de küt diye ölüvermeye daha çok kafayı taktığım zamanlardı...

Epeyi etkilenmiştim...



         İnsan gençken böyle ani  ölümlere daha bir şaşırıyor...

         Fakat aynı insan kırklı yaşları geçince,

bu kez de  hala laylaylom  yaşayanlara

daha bir şaşar hatta kızar oluyor ya...



         Nereden bilebilirdim , nereden bilebilirdik ki , son dönemde birlikte oynadıkları ve ayrı bir ruh kattıkları dizinin de  etkisiyle yakın ikili olarak zihinlere nakşolan Yaman Okay’ın da aradan bir yıl bile geçmeden , Yavuzer’in / Doktor’un yanına gideceğini...



         Yavuzer Çetinkaya iyi bir aktördü...

      Geniz etli boğuk sesiyle , kilosu ve pos bıyıklarıyla , kelimeleri yuvarlayarak tenzilatlı ve biraz da anlaşılmaz çıkardığı cümlelerle hiç de  salon aktörü değildi...

        

Ama Yavuzer Çetinkaya iyi bir aktördü...

         Oynamayan bir aktördü...

        

Sinemayı da tiyatroyu da iyi bir aktörün mütemmim cüzü olması gereken haliyle ve “muhalif” ruhuyla yapmıştı...



Psikoloji eğitimi de almıştı...

İnsan denen canlının önce çelişkili enerjisiyle var olduğuna kafa yormuştu muhtemelen...



Öldüğünde 44 yaşındaydı Yavuzer Çetinkaya...

Öldüğünde 42 yaşındaydı Yaman Okay...



İkisinden de büyüğüm artık ben...

Ama onlar benim arkadaşımdı...

Karşılıklı bir çay içmeden,

iki lafın belini kırmadan da olsa yakınımdı....



Bu devirde bu çağda , bu George Orwell romanları misali  insanoğluinsançapanoğluinsançağında , yüzünü bile görmediği halde hakiki yakınlara sahip olmanın ne anlama geldiğini bilir misiniz siz  de ?



Ben , bilmeye çalışanlardan oldum...

Sanıyorum....



Ne diyorduk ;

Kaç kişi kaldı  Yavuzer Çetinkaya’   hatırlayan...



Aylar önce  yine burada “Sürü’nün Kara Koyunu” başlıklı  yazıyla  andığımız   Yaman Okay’ı    hatırlayan kaç kişi kaldıysa o kadar mı ?



Daha az mı ?

         Daha da az mı ?

         Çok daha da az mı ?



         O zaman hepinize mübarek olsun...

        

Yaşayın gidin ‘müptezeldizilerinsessizliğinde’  ...

Bana da gönül koyuyorsunuz bu cümlelerden dolayı

“görüşmeyiz” olur biter...



sonra içinizden bazıları demesin ama ;

“ sen ölüleri seviyorsun” diye..


ben ölümü hak edenleri seviyorum...

öleceğini bile bile ot gibi yaşamamayı 
söyleyecek sözü olanları  seviyorum...



( murat örem / 15 temmuz 2013 / ankara...) 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder