*türkçe'nin yaşadığı "107" ayrı ülkeden günlük "500" tekil ziyaretin yapıldığı yedigünyazıları'ndasınız...
*okurların, ülke / şehir dağılımını sağ alttaki küçük dünyayı tıklayarak görebilirsiniz...
*her cümle "5846" sayılı fikir ve sanat eserleri yasası korumasındadır...
*
fotoğrafları "ekseriyetle" büyütebilirsiniz / murat örem...

21 Haziran 2016 Salı

"..sizde fazla mavi var mı / fazla bir gökyüzü / fazla bir cumartesi / fazla bir gülüş ? ..."



mutluluk   diyor kadın…
evet mutluluk   diyor adam…
ben de isterim ondan diyor çocuk…

“bir çok insan mutlu olduğunu bilmediği için mutsuzdur…bir gün gerçek mutsuzlukla tanıştıklarında  ne olduğunu anlarlar…”  diyor   dostoyevski..

mutluluk diyor kadın,
artık ne kadar uzağa düştü benden…
ve hep sen sebep oldun bunlara….

ne yaptım da diyor adam
sebep oldum mutsuzluğuna,
ya da ne yapmadım da….

“ ben tek başıma…milyonlar içinde bir başıma… acı git gide acıyor... kavun acısı gibi   zehir gibi bir acı… yalnızlık….yalnızlık güzel…. güzel değil….kavun acısı….”    diyor  sait faik abasıyanık…

seni tanımadan önce
kahkahalar atardım
saçlarımı savurup
gökyüzüne bakar 
dualar şarkılar okurdum
şimdi kalabalıklarda  bile
gülmüyor yüzüm
geçmiyor içimden
kırmızı beyaz tramvaylar
ve  kemiriyor taaa  içimi
yıllardır döne döne söylediklerin
ya masallardan çok daha doğruysa sorusu…
diyor    kadın adama…

anladım diyor adam
senin derdin mutlulukla değil
senin derdin öğre/n/t/ilmiş mutlulukla…
ve sen ezberletilen mutluluğu istiyorsun
ama ben de onu asla  istemediğimi 
senden hiç saklamadım…

kar yağarken de
güneşin altında yanarken de
ellerinle kavrulurken de
dudaklarınla seferlere çıkarken de
bunu istemediğimi senden hiç saklamadım…
diyor adam kadına…


şimdi ömrümün bir tek gayesi var; bir gün evvel sana kavuşmak, seni kollarımın arasına almak, güzel, temiz yüzüne saatlerce, senelerce hiç doymadan bakmak. ancak o zaman tam neşeli, senin istediğin gibi neşeli olabileceğim. senden ayrı, senden uzak bulunurken benden nasıl neşeli şeyler istiyorsun?”   diyor  sabahattin ali…


seninle çok hayallerim vardı
uzaklara giderken şarkılar söylemek
çeşmenin nerede olduğunu soracağımız o şehirde
koluna takılıp yürümek gibi büyük ve derin hayaller…
                   diyor kadın adama…

benimle  hayallerin değildi onlar
benim de içimde olacağım hayallerdi
ve ben bunun yetmeyeceğini
söyledim defalarca sana
diyor adam kadına….

"quid rides de te fabula narratur”
                   * ne gülüyorsun anlattığım senin hikayen”
diyor  horatius   latince kelimelerle insanlığa…

en çok uzun  yola gittiğimizde
başımı omzuna yasladığım kaldı aklımda
ve  bana söylediğin ağır cümleler
diyor kadın adama

o cümleler  durup dururken  kurulmaz
onların mutlaka namluya sürülme  nedenleri vardır
kelimelerin  mermiye döndüğü günler vardır
diyor adam kadına…


“…umulmadık bir gün olabilir bugün
kan var bütün kelimelerin altında…”   
diyor cemal süreya…

( murat örem / 21 haziran 2016 / ankara..) 
                                     ***
       başlık alıntı / haydar ergülen
             -fotoğraf / arda erhan örem-

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder