*toplamda "105" ayrı ülkeden günlük ortalama "500" tekil ziyaretin yapıldığı yedigünyazıları'ndasınız
*her cümle "5846" sayılı fikir ve sanat eserleri yasası korumasındadır
*
fotoğrafları "ekseriyetle" büyütebilirsiniz / murat örem...

13 Haziran 2016 Pazartesi

şairin dediği gibi ; “ölülere ağlayacak gözlerin bile kalmayacağı günlere gidiyor dünya…" şairin dediği gibi "hürriyete hasret günlere gidiyor dünya..." ama ne gam...



büyük bir fırtına var…
büyük bir deprem…
büyük çok büyük bir zelzele…

hepsi aynı anda…


yetmezmiş gibi tüm bunlar
zeytin ağaçlarının dibine
asit döküyor klu kluks klanlar…


bin yıllık zeytin ağaçlarının altına…


babamızdan miras kalmayıp

çocuklarımızdan emanet aldığımız
zeytin ağaçlarının köküne…

koca koca binalar devriliyor…

kapılar pencereler
gümbürtüyle  yan yatarken
yazıcının yanmayan ışığına
az akan musluklara bakıyor kalabalık…

çay söylüyor birileri
borsa haberlerine hayıflanırken…

oysa
çatırrrtttt sesleri geliyor
ulu  çınarların köklerinden….

gölgesinde dinlene dinlene
büyüdüğümüz çınarların…

anılarımız ,
analarımız olan çınarların
çatırrrrtttt sesleri gelirken  köklerinden

her biri gürültüyle devrildiğinde
bahçede  fasulye ayıklıyor teyzeler
radyolarda bir eski türkü çalıyor
aşkım diyor genç kızlar 
bu gümbürtü  nereden geliyor  
diye sormadan yavuklularına


kapılar çivilenmiş…
pencerelerden içeri sızıyor
karanlığın kara ışığı….


neo ortaçağın 
gözleri parıldıyor

sırtlan gibi….


televizyonlarda
emekli maaşı olan  koca arıyor kaknem dullar…
bakire dul arıyor bıyıkları boyalı amcalar…



kanatlarından fırlıyor
havadaki uçağın vidaları, somunları
yok bir şey  afiyet olsun size  
diyor  yemeği dağıtan hostes
ve ekliyor kırmızı rujlu dudaklarıyla 
sakin sakin tane tane
yalnızca motorlarımız sustu,
kanatlarımız da zaten hep kırıktı…
yok bir şey…yok başka bir şey…

27. kanalda boks maçı var…
izleyebilirsiniz…

suflemiz çok taze…
yiyebilirsiniz….


çözülmüş palamarları koca şileplerin…
selin önündeki kibrit çöpleri gibi her biri…
makineler  sustu sanmayın
makineler susmadı
zaten uzun zamandır
susacak makine  bile yoktu  
diyor tayfalar mürettebata…


boşşş veeerrr diyor gemideki ahali…
akşama ne yemek var…
sen onu söyle bize…



büyük bir fırtına var…
büyük bir deprem var…
büyük çok büyük bir zelzele….


hepsi aynı anda….


dalları yerin üstünde ağaçların…

ayakları havada insanların…

çocuklarımız diyor herkes…
bizden daha iyi olmalı…
bizden daha çok yemeli…
bizden daha büyük arabalara binmeli..
bizden daha iyi okullarda okumalı…


ama kimse
çocuklarımız yerine
“bütün çocuklar” demiyor…


şairin dediği gibi ;
“ölülere ağlayacak
gözlerin bile kalmayacağı
günlere gidiyor dünya.."

        
         şairin dediği gibi
         “hürriyete hasret
         günlere gidiyor dünya"
          
          ama ne gam…

(murat örem /13 haziran 2016 / ankara…)
           - resim pieter bruegel/babil kulesi/1525-1569-
                   
                    sözler / muhyiddin abdal...
                    beste /  fazıl say

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder