"kaynak ve emek belirterek" kopyalayabilir , çoğaltabilir , link vererek aktarabilirsiniz...
"atıf yapmadan" kullanmanız hukuki süreci başlatabilir....

24 Ocak 2013 Perşembe

"....dürtme içimdeki narı / üstümde beyaz gömlek var..."



Şairlerin hası tüm dil, kültür ve  medeniyetlerde çok özel insanlar olmuştur kıymet bilenler için...İyi ve hakiki şiirin verdiği haz da hiçbir şeye değişilmez...



 İyi şiir,  dünyaya ve her şeye bambaşka pencereden bakan ve daha da önemlisi  bunu akla hayale gelmeyecek zenginlikte ifade edebilen şairlerin söyleyip yazdıklarıdır...



Bir kültürün binlerce yıllık imbiğinden süzülenler, hayatın dehlizlerine çarpa çarpa kendine gelen haleti ruhiyeler,  şairin prizmasından “rengahenk” yansıdığında ortaya çıkar o mısralar, kafiyeler, dörtlükler...



 ‘ ...ne içindeyim zamanın ne de  büsbütün dışında / yekpare geniş bir anın parçalanmaz akışında...”  diyen Ahmet Hamdi Tanpınar, felsefeyi, edebiyatı, fizik ve metafiziği , tasavvufu , hayatı, ölümü ve sonsuzluğu birkaç kelimede ve unutulmaz biçimde anlatıvermiştir...



Şiir , bir yanıyla sınırları  (da)  aşma çabasıdır...



Bu yüzden şairler de her fani gibi ölür ama şiirin hası kalır...



Has şiirin farklı kültür ve dillere ulaşmasının önündeki en büyük engellerden biri de  çeviri sorunudur. Kaba , hoyrat, genellemeci , ayrımcı ve haddini aşan  bir ifadenin ürünü olsa da şu deyimi edebiyat ve çeviriye yakın bir çok insan bilir ; “ Çeviri kadın gibidir...Güzeli sadık olmaz...Sadık olanı da güzel değildir...”



Türkçe iyi ve hakiki şiirlerin, has şairlerin dili olmuştur tarih boyunca.... Yunus Emre , Necip Fazıl, Nazım Hikmet,  Şeyh Galip, Orhan Veli  , Mehmet Akif , Ahmet Erhan, Cemal Süreya, Yahya Kemal, Can Yücel , Ahmet Haşim, Oktay Rifat, Edip Cansever, Ahmet Telli, Cahit Sıtkı Tarancı, Ahmet Muhip Dıranas , Gülten Akın, Pir Sultan Abdal, Özdemir Asaf , Karacaoğlan  ve daha yüzlerce ismi ana dilinden, dilimizden, Türkçemizden okumak çok  şeydir  kadir kıymet bilenler için...



Bir de dünyanın has şairleri  vardır elbette...Mesela Baudelaire,  mesela Valery, mesela  Lorca, Brecht, Eliot, Shekespeare, mesela Eluard, Aragon, Yevtuşenko, Anna Ahmadova , Bahtiyar Vahapzade, Atila Jozef, Yorgo Seferis,  Mayakovski, Halil Cibran, Pablo Neruda.... tam da bu gruptandır...



Bu gruba dahil olan bir başka hakiki dünya şairi de Konstantin Kavafis’tir...



Konstantin Kavafis’in unutulmaz  şehir”  şiiri,  Cevat Çapan tarafından da Türkçeye mükemmel çevrilmiş ve birden fazla isim tarafından bestelenip söylenmiştir ülkemizde...



Hayatının önemli kısmının geçtiği Mısır’ın İskenderiye kentinden yola çıkarak yazdığı,  “şehir” şiirinin bir yerinde şunları söyler Konstantin Kavafis  anlamak isteyenin  ciğerine işleyen kelimelerle;



“ ...yeni bir ülke bulamazsın,

başka bir deniz bulamazsın.
bu şehir arkandan gelecektir.
sen gene aynı sokaklarda dolaşacaksın,
aynı mahallede kocayacaksın;
aynı evlerde kır düşecek saçlarına.
dönüp dolaşıp

bu şehre geleceksin sonunda.
başka bir şey umma...”



 Şairlerin hası tüm dil, kültür ve medeniyetlerde çok özel insanlar olmuştur kıymet bilenler için...



İyi ve hakiki şiirin verdiği haz da hiçbir şeye değişilmez...



İyi ve hakiki şiiri televizyonların kötü dizilerinde bulamazsanız...

Bulduklarınız da birkaç iyi adamın çabası olsa da yetmez...



Yetmeyecektir...



Seçim meydanlarında da kimseler anmaz Behçet Necatigil’i....

Gazetelerin magazin sayfalarında da –iyi ki- sıra gelmez onlara...



Evlerin ve okulların içinde şiir okumayan sevmeyen babalar,  anneler ve öğretmenlerin yetiştirdiği çocuklarla gençlerle de “ 21. yüzyıl da  uzaktan geçen bir tren  olursa herkes için hepimiz için kimseler timsah gözyaşı dökmesin ama...”



E mi ?



( murat örem/2012 ocak /2013 ocak/ankara...)

-başlıktaki alıntı / birhan keskin - 
-fotoğraf / murat altunkaynak -

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder