*toplamda "105" ayrı ülkeden günlük ortalama "500" tekil ziyaretin yapıldığı yedigünyazıları'ndasınız...
*okurların, ülke / şehir dağılımını sağ alttaki küçük dünyayı tıklayarak görebilirsiniz...
*her cümle "5846" sayılı fikir ve sanat eserleri yasası korumasındadır...
*
fotoğrafları "ekseriyetle" büyütebilirsiniz / murat örem...

9 Eylül 2013 Pazartesi

metin oktay ; " ensesiyle, uyluğuyla , baldırıyla hatta bademciğiyle bile top alabilen" kral adam...

“ Hayat gibi,  futbolda da,  kazanmak için  her şeyin mubah görülmediği  ve artık  kaf dağının ardında kalan günlerdeki  Türkiye’nin  taçsız ve unutulmaz  futbol kralıydı Metin Oktay...

Adıyla özdeşleşen Galatasaray’da  futbol oynarken kendisine yapılan çok  yüksek transfer teklifine dönüp bakmadığı gibi  aracı olan  isme de şunları demişti kestirmeden Metin Oktay   ;

babacım kısa keselim...
 teklife kesinlikle  hayır diyelim...
 bizi sevenleri üzmeyelim...
onlara ihanet etmeyelim...
 benim takımım belli..
hiç bir şartla değişmez...”

Nereden geldiği pek de belli olmayan milyon dolarların havada uçmadığı, futbolun dünyada ve ülkemizde bu kadar ihtiras ve muallaklığa batmadığı, maç bitiminde antrenöründen  seyircisine, hakeminden futbolcusuna  aynı belediye otobüsüne binerek güle oynaya evlere gidildiği zamanların kralıydı  Metin Oktay...

İşini çok iyi yapan , etrafını kırıp dökmekten her zaman  imtina eden, insanlığı da hiç unutmayan gerçek bir spor adamıydı Metin Oktay  ve hakikaten  Taçsız Kraldı...

Ege’nin çok şey görüp geçirmiş şehri   İzmir’de doğan Metin Oktay, İzmirsporda gol kralı olduktan sonra Galatasaray formasını giydiğinde  yıl 1955’ti ve daha 19 yaşındaydı...

55  yıllık hayata,  attığı onca golün yanında katmerli  insanlığı da sığdıran Metin Oktay elbet bu çelebi yönüyle de  fark edildi ve unutulmadı...

Unutulmadı çünkü ölümünün 22. yıldönümüne günler kala hala aynı saygıyla kendisini hatırlıyor olmamız da  bunun sonucudur....

‘Alkışlarla Yaşamayı’ en çok hak eden isimlerden olan Metin Oktay, Türkiye futbol liglerinde tam 10 kez  ‘gol kralı’ oldu...

Bunca golü atan Metin Oktay, attığı gollerden sonra karşı takımın seyircisine  el kol işareti yapacak kadar  zeki , akıllı ve çevik  olmadı ne mutlu ki!....

Türkiye’nin güzel insanlarından  Cemal Süreya , Metin Oktay’ı daha yaşarken anlattığı yazısında da şu cümleleri kurmuştu yıllar önce;

“ Metin ensesiyle bile top alır...
baldırıyla , oyluğuyla hatta bademciğiyle !
Metin Oktay’ın en büyük özelliği
hiç bir zaman şımarmamış olmasıdır.”

Sahalarda efendiliğiyle de öne çıktığı yılların sonrasında gelen yeni kuşaklar  Metin Oktay’ı  sahadaki haliyle izleyemedi çünkü  33 yaşında futbolu bıraktığında yıl 1969’du...

O zamanlar ne televizyon kayıtları vardı onlarca kamerayla çekilebilen ne de saatler süren maç görüntüleri....

Kısa  İtalya macerasını saymazsak hep Türkiye’de geçti Metin Oktay’ın spor yaşamı. Kısa bir süre  Galatasaray ve Bursaspor’da antrenörlük yaptı....

Spor yazılarında da önce kalenderliği anlatmayı yeğleyen  Metin Oktay  aynı zamanda fileleri yırtan bir başka efsane golün de  sahibiydi....

Metin Oktay’ı, taa 1980’lerin ortalarında,  o zamanlar bugünkü gibi çok da göz önünde olmayan Akhisarspor’un sezon açılışında  görmüştü şimdi bu cümleleri de yazan (!) bir genç çocuk....

Orada da , kalenderliği , yüzüne büyük bir içtenlikle oturttuğu gülüşü ve çelebiliğiyle Taçsız Kral’dı  Metin Oktay...

Üç beş gün sonra Metin Oktay’ın 22 yıl önceki ölümünün yıldönümü...

Bilenler bilmeyenlere hatırlatsın ki ;
Metin Oktay da  Türk futbolunun  hakiki bir markasıdır....
tıpkı Şükrü Gülesin,  Baba Hakkı, Gündüz Kılıç, Lefter gibi...

Bu isimlerin ortak özellikleri de  şudur ki;   
onları her yerde ve her zaman büyük yapan , unutulmaz yapan
önce insanlıklarıydı...

Eylül 1991’deki ölümünün 22. yılında Taçsız Kral Metin Oktay’ın nezdinde,  futbolu önce ahlak ve spor olarak  gören bütün büyükleri sevgiyle   anarak...

Kazanmanın değil , mücadele etmenin geçer akçe olduğu bir dünyanın bugünkünden çok daha iyi bir yer olacağını da bazı kifayetsiz muhterislere, bu yazının da bir işe yaramayacağını bile bile,  yine de hatırlatarak....

( murat örem / 1995 -  09 eylül 2013 / ankara....)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder