*toplamda "105" ayrı ülkeden günlük ortalama "500" tekil ziyaretin yapıldığı yedigünyazıları'ndasınız...
*okurların, ülke / şehir dağılımını sağ alttaki küçük dünyayı tıklayarak görebilirsiniz...
*her cümle "5846" sayılı fikir ve sanat eserleri yasası korumasındadır...
*
fotoğrafları "ekseriyetle" büyütebilirsiniz / murat örem...

11 Eylül 2013 Çarşamba

12 eylül 1980 'den 11 eylül 2001'e ; globalleşen(!) dünyanın yerelden küresele uzanan darbeleri....


Tam 12 yıl  önce bu saatlerde , yani   2001 yılının 11 eylül gününün  öğle sonrasında  Amerika Birleşik Devletleri’nden tüm dünyaya yayılan görüntü ve haberler aklın sınırlarını zorluyordu...

Olay ABD’de sabah saatlerinde yaşanıyordu elbette ama  saat farkından dolayı batı dünyasının ve ülkemizin öğle sonrasına denk geliyordu...Televizyon başına kilitlenen milyonlar  dünya devinin tam kalbine, ikiz kulelere çarpan ya da çarptırılan uçak  saldırılarını izlerken bunun bir şaka ya da bilgisayar animasyonu olduğunu sanıyordu...

Oysa hiçbir şey animasyon  değildi...

Belki çok alçakça bir senaryoydu ama animasyon değildi ve insanlar onlarca kat yükseklikten  yanmamak için  kanatsız kuşlar gibi kendilerini ölüme bırakıyordu...

Tek kutuplu dünyada tek süper güç olan Amerika’dan gelen açıklamalar da benzeri görülmemiş terör saldırısına uğranıldığını haykırıyor, dönemin ABD devlet başkanı da apar topar bilinmeyen yere götürülüyordu suikast ihtimaline karşı...

Alelacele yapılan haberlerde saldırıyı yapanların müslüman olduğu yönündeki tezviratlar ve yalan haberler de ayyuka çıkınca her şey tamamdı artık  dinler arası yeni bir husumet için de...

Aradan zaman geçtikçe  11 Eylül saldırılarının da uluslararası karanlık bir şebekenin ürünü olduğu yönündeki görüşler daha akla yakın gelir oldu...

Dönemin ABD Başkanı’nın ‘bu bir savaş ilanıdır’ beyanatı bile belki de çok önceden ince ince kurgulanmıştı...

Dünya çok uzun sürecek yeni bir gerginlik eşiğinin içine sokuldu 11 Eylül 2001’le...

Bir nevi , aşırı güvenlik mi , kutuplaşma mı yoksa yaşam hakkı mı seçeneğine zorlandı insanlar....
hem de   çok bilinçli olarak...

Türkiye benzer oyunları zamanında yaşamış olduğu için olan bitende bit yeniği arayan insanların ağırlıklı olduğu yerlerdendi belki de...

Öyle ya;  darbe coşkuyla karşılansın diye 12 Eylül 1980’den hemen önce orada burada bazı bombaları biz patlattık  diyen demeçlerini de duymuştu millet birilerinin  ağızlarından yıllar sonra...

11 Eylül 2001 bir çok yanıyla
sanki Türkiye’nin 12 Eylül 1980 senaryosunun
çok çok daha büyük olanıydı...

İşin içinde din ayrılıklarını körüklemek de vardı,
ABD ve dünya insanını ırkçı  söylemlerle teyakkuzda tutmak da ,
bütün dünyayı “bizden”  ve “ onlardan”   diye ayırma cinliği de...

Aradan geçen 12 yılda  11 Eylül 2001’in muamması net olarak çözülmüş, failleri kesin olarak bulunmuş değil..

Muhtemelen de asla bulunmayacak ve tarihin karanlık koridorlarına toslayacak çok şey...

Bu hayatın böyle de bir tarafı var işte...
Siz işinizde aşınızdayken ,
Çocuklarınıza  sevdiklerinize  odaklanmışken,
Hiç   tanımadığınız birileri
Hayatınızı bir anda cehenneme çevirebilir...

Bunu önlemek şimdilik elinizden gelmeyebilir ama bu konulara kafa yormanız biraz da sizin ne kadar insan olmak istediğinizle ilgilidir...

Ne der o söz ;
bir kişinin ölmesi trajedidir ama milyonların ölmesi istatistik....

Tabi bir de Şilinin 11 Eylül 1973 pinoche darbesi vardır ki o da bizim 12 Eylül 1980’imizi aratmamıştı...

Ne olursa olsun hiçbir darbe hiçbir meseleyi çözmez...

Darbenin iyisi kötüsü de olmaz....

Darbeyi ; 12 Eylül 1980 Türkiye, 11 Eylül 1973 Şili gibi yerel (!) de yapsanız,   11 Eylül 2001 gibi  küresel de yapsanız , sonuç
daha fazla kördüğümdür...
daha fazla acıdır...
ve daha fazla istatistiktir.....!

( murat örem / 11 eylül 2013 / ankara...)  

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder