*türkçe'nin yaşadığı "107" ayrı ülkeden günlük "500" tekil ziyaretin yapıldığı yedigünyazıları'ndasınız...
*okurların, ülke / şehir dağılımını sağ alttaki küçük dünyayı tıklayarak görebilirsiniz...
*her cümle "5846" sayılı fikir ve sanat eserleri yasası korumasındadır...
*
fotoğrafları "ekseriyetle" büyütebilirsiniz / murat örem...

1 Nisan 2013 Pazartesi

bir kez daha sabahattin ali ; " dışarda mevsim baharmış / gezip dolaşanlar varmış / günler su gibi akarmış / geçmiyor günler geçmiyor..."


nazım hikmet , ‘otobiyografi’   isimli şiirinin bir yerinde

“ ... kimi insan otların
kimi insan balıkların çeşidini bilir
ben ayrılıkların...
kimi insan ezbere sayar yıldızların adını
ben hasretlerin....”      
der...

         türk edebiyatında şiirleri en çok bestelenmiş isimlerden biri nazım hikmet ise bir diğeri de sabahattin ali’dir...

         41 yıllık ömre ne çok şiir , yazı , roman , sevda , umut ve acı sığdırmıştır sabahattin ali de...

         bir de mahpusluk tabi ki...
        
         yıllar içinde bestenin ve sözlerin hakkını veren veremeyen bir çok isim tarafından söylenen leylim ley sabahattin ali’nin dizeleridir...

         kimilerince çok samimi,  kimilerince de çok  edalı biçimde dudağını büzü büze konuştuğu söylense de hakkıyla bestelenmiş şarkıları yorumlamada  muhteşem olan  nükhet duru’nun sesinde de ölümsüzleşmiştir sabahattin ali dizeleri...

         melankoli ve  ben sana vurgunum, çakır  şarkıları nükhet duru’yla anılacaktır daima...

elbette bu mükemmel ve unutulmaz bestelerin hemen hepsinde ali kocatepe’nin imzaları vardır...ali kocatepe bir çok sabahattin ali bestesini kendi sesiyle de paylaşmıştır...

dağlar dağlar ,  çocuklar gibi isimli sabahattin ali şiirlerini sesiyle ölümsüzleştiren bir başka unutulmaz isim de elbette sezen aksu’dur...

ahmet kaya da , bir kuyruklu yıldız gibi hızla akıp giderken hayatlarımızdan  ışıldayarak, bir çok sabahattin ali dizesini zihinlere nakşetmiştir...

geride kalan günlerde sessiz sedasız göçüp giderken bu dünyadan , bıraktığı unutulmaz bestesiyle kerem güney edip akbayramla anılacaktır daima ; başın öne eğilmesin aldırma gönül aldırma diyerek...

aldırma gönül aldırma  dizeleri de  yine sabahattin ali’nindir...

bir çok isim müzik hayatının bir döneminde sabahattin ali şiirleri ve besteleriyle tanışıp söyleyip çalmıştır...bu isimlerden hangilerinin yarına kalacağını da dinleyenler belirleyecektir elbette...

sabahattin ali’yi şiir antolojilerinin en çok okunan isimlerinin başında göremeyebilirsiniz...şiirlerinin “büyük romanlarının”  gölgesinde kaldığını iddia edenler de olabilir...

sabahattin ali çok iyi bir şairdir , söz yazarıdır demek yetmez...
sabahattin ali çok usta bir romancıdır , hikayecidir demek de yetmez...


sabahattin ali hakiki bir hoca ve dört başı mamur bir edebiyatçı ve aydındır  çünkü...
münevvirdir çünkü...

ölümünün, öldürülüşünün  üzerinden 2 nisan’da 65 yıl geçmiş olsa da hala yaşamaktadır sabahattin ali çünkü...

ölümünün üzerinden

65  yıl ,
780  ay ,
3380 hafta,
23725 gün

geçse de....

bestelerde , şiirlerde , romanlarda , hikayelerde, şarkılarda , türkülerde
hala yaşayan ve hep yaşayacak olan  kaç edebiyatçı gördü anadolu ....

sabahattin ali,  bu bir elin parmağını geçmeyecek isimlerdendir işte...

hiç düşündünüz mü ....

bir de ;
herkesi sevelim ,
 insanları her halini bilerek hoş görelim,
sevgi pıtırcığı olalım,
odamıza gelenlere çay ısmarlayıp, lak lak edip sınırlı olan ömrümüzü yaşarken katledelim, okuyup düşünmesek de olur bu yaştan sonra ,
 zaten emekliliğimiz geldi 
diyen iyilik perisi insan güzellerine (!)  aklınızı başınıza alın dercesine    “hiç de fena insanlar değillerdi. yalnız boş, bomboş mahluklardı. yaptıkları münasebetsizlikler hep buradan geliyordu."

cümlesini kurmuş adamdı sabahattin ali...

 
meraklısı için not ; sabahattin ali ; bahar vaktinde kırılan dal...yazısı şubat ayı arşivinden yeni okumalara açıktır...
( murat örem / 01 nisan 2013 / ankara...)  

fotoğraf ; ankara ulucanlar cezaevi müzesi koğuşunda balmumundan yapılmış mahkumlar...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder