*toplamda "105" ayrı ülkeden günlük ortalama "500" tekil ziyaretin yapıldığı yedigünyazıları'ndasınız
*her cümle "5846" sayılı fikir ve sanat eserleri yasası korumasındadır
*
fotoğrafları "ekseriyetle" büyütebilirsiniz / murat örem...

20 Ocak 2014 Pazartesi

" her şey olur her şey büyür...geriye hayat kalır..."


Türkçe’ye kazandırılmış dünya şiirleri denince  uzun bir liste çıkar karşımıza...

Ama bazı şiirler ve çevirileri diğerlerinden birkaç adım öndedir ...
Her zaman da öyle olacaktır....

Mesela Konstantin Kavafis’in  Şehir isimli şiirini Cevat Çapan’ın Türkçesiyle okumak büyük bir zenginliktir...

'Bir başka ülkeye, bir başka denize giderim', dedin
'bundan daha iyi bir başka şehir bulunur elbet.
Her çabam kaderin olumsuz bir yargısıyla karşı karşıya;
-bir ceset gibi- gömülü kalbim.
Aklım daha ne kadar kalacak bu çorak ülkede?
Yüzümü nereye çevirsem, nereye baksam,
kara yıkıntılarını görüyorum ömrümün,
boşuna bunca yıl tükettiğim bu ülkede.'

Yeni bir ülke bulamazsın, başka bir deniz bulamazsın.
Bu şehir arkandan gelecektir.
Sen gene aynı sokaklarda dolaşacaksın,
aynı mahallede kocayacaksın;
aynı evlerde kır düşecek saçlarına.
Dönüp dolaşıp bu şehre geleceksin sonunda.
Başka bir şey umma-
Ömrünü nasıl tükettiysen burada, bu köşecikte,
öyle tükettin demektir bütün yeryüzünü de.

Sheakespeare’nin 66. Sone’sinin unutulmaz çevirisinde de  Can Yücel’in tarifsiz  emekler  harcadığı cümleler vardır...
 
Vazgeçtim bu dünyadan tek ölüm paklar beni, 
Değmez bu yangın yeri, avuç açmaya değmez. 
Değil mi ki çiğnenmiş inancın en seçkini, 
Değil mi ki yoksullar mutluluktan habersiz, 
Değil mi ki ayaklar altında insan onuru, 
O kızoğlan kız erdem dağlara kaldırılmış, 
Ezilmiş, horgörülmüş el emeği, göz nuru, 
Ödlekler geçmiş başa, derken mertlik bozulmuş, 
Değil mi ki korkudan dili bağlı sanatın, 
Değil mi ki çılgınlık sahip çıkmış düzene, 
Doğruya doğru derken eğriye çıkmış adın, 
Değil mi ki kötüler kadı olmuş Yemen' e  
Vazgeçtim bu dünyadan, dünyamdan geçtim ama, 
Seni yalnız komak var, o koyuyor adama. 


Türkçeye çevrilmiş unutulmaz şiirlerden birinin altında da bir başka usta şair  Melih Cevdet Anday’ı  görürüz...Garip Şiiri’nin üç atlısından biri olan Melih Cevdet’in  unutulmazlar arasına kattığı bu  şiirin sahibi Edgar Allan Poe olurken şiirin adı da Annabel Lee’dir...

Hayatına şiirin ahengini ve zenginliğini  sokan hemen herkesin en az bir kez okuduğu mısralarda ve Melih Cevdet Anday çevirisinde şunları söyler,  bundan  204  yıl önce bir 19 Ocak’ta doğmuş olan  Edgar Allan Poe da...

senelerce senelerce evveldi;
bir deniz ülkesinde yaşayan bir kız vardı, bileceksiniz ismi annabel lee;
hiç bir şey düşünmezdi sevilmekten sevmekten başka beni.
o çocuk ben çocuk memleketimiz o deniz ülkesiydi,
sevdalı değil kara sevdalıydık ben ve annabel lee;
göklerde uçan melekler bile kıskanırlardı bizi.
bir gün işte bu yüzden göze geldi o deniz ülkesinde,
üşüdü rüzgarından bir bulutun güzelim annabel lee;
götürdüler el üstünde koyup gittiler beni,
mezarı ordadır şimdi, o deniz ülkesinde.
biz daha bahtiyardık meleklerden onlar kıskandı bizi-
evet!-bu yüzden(şahidimdir herkes ve o deniz ülkesi)
bir gece bulutunun rüzgarından üşüdü gitti annabel lee.
sevdadan yana, kim olursa olsun, yaşça başça ileri,geçemezlerdi bizi;
ne yedi kat göklerdeki melekler,ne deniz dibi cinleri,
hiçbiri ayıramaz beni senden güzelim annabel lee:
ay gelir ışır, hayalin erişir güzelim annabel lee;
bu yıldızlar gözlerin gibi parlar güzelim annabel lee:
orda gecelerim, uzanır beklerim sevgilim, sevgilim, hayatım, gelinim
o azgın sahildeki, yattığın yerde seni.


Bu üç şiir de hem farklı isimler tarafından başarıyla dilimize çevrilmiş hem de farklı ülkelerin bestecileri tarafından bir kez daha unutulmazlar arasına sokulmuştur...

Her şey olur her şey büyür ...
Geriye hayat kalır....
der ya bir başka unutulmaz şarkı da....

İyi şiir ve iyi müzik de hayatın ta kendisidir....

( murat örem / 20 ocak 2013 / ankara ....) 
- başlık / bülent ortaçgil   şarkısı...- 






Hiç yorum yok:

Yorum Gönder