*türkçe'nin yaşadığı "106" ayrı ülkeden günlük "500" tekil ziyaretin yapıldığı yedigünyazıları'ndasınız...
*okurların, ülke / şehir dağılımını sağ alttaki küçük dünyayı tıklayarak görebilirsiniz...
*her cümle "5846" sayılı fikir ve sanat eserleri yasası korumasındadır...
*
fotoğrafları "ekseriyetle" büyütebilirsiniz / murat örem...

19 Haziran 2013 Çarşamba

ahmet muhip dıranas ; "....insan bir yanınca kerem misali yanmalı / uykudan bile mahşer gününde uyanmalı..."


Fahriye Abla isimli tek bir şiiriyle  bile unutulmazlar arasına giren Ahmet Muhip Dıranas öldüğünde tarih 21 Haziran 1980’di....



Aradan tam 33 sene geçmiş...



Fahriye Abla’yla birlikte  Kar’ın, Olvido’nun, Serenad’ın  şairi Ahmet Muhip Dıranas’ı, bir başka usta şair Sabahattin Kudret Aksal ‘Orhan Veli ve arkadaşlarının Garip rüzgarından sonra  gölgede kalan  hececi şairlerin son  isimlerinden biri olarak tanımlamıştı yıllar önce..



Ahmet Muhip Dıranas Kar isimli şiirinin başında  da şunları söyler ;



Kardır yağan üstümüze geceden,

Yağmurlu, karanlık bir düşünceden,

Ormanın uğultusuyla birlikte

 Ve dörtnala dümdüz bir mavilikte

Kar yağıyor üstümüze, inceden.....



Sesin nerde kaldı, her günkü sesin,

Unutulmuş güzel şarkılar için

Bu kar gecesinde uzaktan, yoldan,

Rüzgâr gibi tâ eski Anadolu'dan

Sesin nerde kaldı?  kar içindesin!



            Ahmet Muhip Dıranas için ömür yolculuğu 1909 yılında Sinop’ta başlamış 21 Haziran 1980’de de Ankara’da sona ermiştir...



            Olvido isimli uzun şiiri bambaşka bir  derinlikte olan Ahmet Muhip Dıranas bir gün o zamanlar çok daha genç şair olan Edip Cansever’le karşılaşır ve Edip Cansever’e Masa şiirinin çok güzel olduğunu söyler....



            Edip Cansever tatlı bir yakınma içinde ben artık  bu şiirimden de   yalnızca bu şiirle   anılmaktan da bıktım...  cevabını verir Dıranas’a...



            Ahmet Muhip Dıranas da sanki tam da bu cümleyi beklermiş gibi ‘ne yapalım ben de Fahriye Abla şiirimle anılmaktan bıktım ama elden ne gelir  cümlelerini kurar Edip Cansever’e....



            Dıranas’ın Serenad isimli şiiri de asla unutulmayacaklardandır ve şunları demiştir ik mısralarında



            Yeşil pencerenden bir gül at bana

            Işıklarla dolsun kalbimin içi.

            Geldim işte mevsim gibi kapına

            Gözlerimde bulut, saçlarımda çiğ.



            Gazeteci , edebiyat araştırmacısı  ve yazar Beşir Ayvazoğlu Bir Ahmet Muhip Dıranas Vardı   başlıklı yazısında Dıranas gibi ustaların hemen unutulmasında edebiyat tarihçileri ve eleştirmenlerin ideolojik ve politik duruşlarının günahı olduğunu söylemiştir haklı olarak...



            Ayvazoğlu yazısının sonlarında şu bilgiyi de paylaşır ;  Ahmet Muhip Dıranas, soyadını bir süre arada ı harfi olmadan "Dranas" şeklinde kullanmıştır. Ancak hayattayken bütün şiirlerinin bir araya getirdiği, 1974 yılında çıkan Şiirler kitabının  kapağında d ve r harfleri arasına ı harfini ekleyererek "Dıranas"ı tercih ettiğine göre, diğer imla yanlıştır.....



            Ahmet Muhip Dıranas bugün bile yeterince incelenmiş , hakkı teslim edilmiş bir isim değildir ne yazık ki ...



            Ölümünün 33. yıldönümünde şu kısa yazıyla andığımız Ahmet Muhip Dıranas  Her Şey Uzaktadır  şiirinde de şunları demiştir yıllar yıllar önce ;



Uzaktadır her şey; gökyüzü, deniz.

Her an peşimizden koşan gölgemiz,

Özlenen limanlar, yanan yıldızlar.

Uzaktadır her şey; anneler, kızlar...

Uzaktadır her şey, hep... yalnız ölüm,

Her yerde, her an yakınımız ölüm ....  



Edebiyatçılar , şairler, sanatçılar , okurlar yazarlar için yaşamak biraz da ölümün elinden kurtarmaya çalıştıkları değil midir ?



Dıranas da nihayetinde bunu yapmaya çalışmamış mıdır birçokları gibi ?



( murat örem / 19 haziran 2013 / ankara....)




                                                 şiir / ahmet muhip dıranas.....
                                      

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder