*türkçe'nin yaşadığı "106" ayrı ülkeden günlük "500" tekil ziyaretin yapıldığı yedigünyazıları'ndasınız...
*okurların, ülke / şehir dağılımını sağ alttaki küçük dünyayı tıklayarak görebilirsiniz...
*her cümle "5846" sayılı fikir ve sanat eserleri yasası korumasındadır...
*
fotoğrafları "ekseriyetle" büyütebilirsiniz / murat örem...

1 Kasım 2016 Salı

“şiire sıra mı geliyor karrrdeşimm” derken “ kardeşim” kelimesindeki “r” harfini külhanbeyi edasıyla söyleyenler…sizin yaşadığınızı biz de yaşıyoruz…biz de bu toprakların çocuğuyuz çok şükür...



“türkiyede  artık  iyi şiir yazılmıyor”   desek   birileri itiraz eder…
“hakiki şiir neredeyse hiç okunmuyor…”  desek birileri daha çok itiraz eder…


edenler etsin…
kınayanlar kınasın…
itiraz edenler sıraya girsin…


ama gerçek bu….


ülkemizde artık
iyi şiir
yazılmıyor  da…
okunmuyor da…


“biz neler yaşıyoruz her  gün

şiire sıra mı geliyor karrrdeşimm”    derken

“ karrrdeşim”   kelimesindeki   “r” harfini

külhanbeyi edasıyla  rrrrlayarak söyleyenler….


sizin yaşadığınızı biz de yaşıyoruz…
biz de bu toprakların çocuğuyuz çok şükür…


ayrıca bir  de olaya tersten bakın…

belki de yıllardır iyi şiir yazılıp
hakiki şiir okunmadığı için
oluyordur  tüm  bunlar….

ne dersiniz….



insan ölümlü bir canlıdır…
daha da ötesi ölümlü olduğunu idrak eden tek canlıdır…


ve şiir…
yalnızca  süslü kelimeler değildir…


bazen bir güleryüzdür…
bazen bir fotoğraftır…
bazen sımsıkı tutulan bir eldir…
bazen anılardır…


ve bazen de şu büyük dizelerdir
mesela şükrü erbaş imzalı ;

“ ayrılık ne biliyor musun?

ne araya yolların girmesi,

ne kapanan kapılar,

ne yıldız kayması gecede,

ne ceplerde tren tarifesi,

ne de turna katarı gökte.

insanın içini dökmekten vazgeçmesi ayrılık! …”
         
           ( murat örem / 01 kasım 2016 / ankara…)

                     -fotoğraf / nazan   tan  / istanbul / ekim 2016-
                               -şiir gibi fotoğrafı kullanmama gönülden izin veren 
                                          30 yıllık arkadaşım nazan tan'a  teşekkürlerimle...-








4 yorum:

  1. "insanın içini dökmekten vazgeçmesi ayrılık" içime yerleşti..

    YanıtlaSil

  2. bu isimler büyük kalemler değerli güler...

    biz fanilere büyük geliyorlar...
    iyi ki de öyleler....

    selamlarımla...

    murat....

    YanıtlaSil
  3. Bazen de insanin icini dökerken, karsi tarafin taşmasına sebep oldugu icindir belki de ayrilik.

    YanıtlaSil
  4. değerli kamil,

    muhtemelen çok genç değilsin...
    benim gibi 50'lerin kapısında da değilsin....
    en güzel olgunluk kapısındasın...

    bu yorumunla sanki şairin dediğini çok dar anlamışsın gibi....
    belki de gençliğinle ilgilidir bu bakış açın....

    yaşadıkça iç dökmeyi dinlemekle kimsenin taşmayacağını da görürsün umudundayım....

    teşekkür ediyorum kıymetli yorumun için....

    murat....

    YanıtlaSil