*toplamda "105" ayrı ülkeden günlük ortalama "500" tekil ziyaretin yapıldığı yedigünyazıları'ndasınız...
*okurların, ülke / şehir dağılımını sağ alttaki küçük dünyayı tıklayarak görebilirsiniz...
*her cümle "5846" sayılı fikir ve sanat eserleri yasası korumasındadır...
*
fotoğrafları "ekseriyetle" büyütebilirsiniz / murat örem...

7 Kasım 2016 Pazartesi

ikisi de 7 kasımda doğdu...biri "şarkılarla geçip" öldüğünde 34 yaşındaydı...diğeri "yaşam anlamsızdır ama yaşamaya değerdir..." diyerek kapattı perdeyi 47 yaşında...

                                               diyojen anıtı / sinop / foto; arda erhan örem


ikisi de  '7 kasım' da doğdu...

biri doğduğunda yıl 1971 di...
diğeri doğduğunda  1913...



biri  1971'de başlayan ömür parantezini kapattığında yalnızca  "34"  yaşındaydı  ve kuvvetle muhtemel çernobilin püskürtüp bulutların taşıdığı ölüm rüzgarının büyük payı vardı erkenden gitmesinde...



diğeri,  bir trafik kazasında öldüğünde  "47"   yaşındaydı...nobel edebiyat ödülünü çok genç yaşta almıştı...hayata dair  hem çok ciddi hem çok umursamaz görünen cümleler  kuran bir büyük yazardı ve neredeyse kimseler ama kimseler bilmese de çok iyi bir kaleciydi...


yıllar önce daha çocukken kaleci olmuştu çünkü ayakkabıları en az kaleciyken eskiyordu ve böyle olunca daha az dayak yiyordu evdeki büyüklerinden...bir soruya verdiği cevapta "trafik kazasında ölmek asla istemem...!!! " minvalinde cevap vermişti...korktuğu başına geldi!!!



biri, hızla ölüme gittiğini,  gün gün adım adım yaşadı...kanserdi...kanser olduğunu biliyordu ama son günlerine kadar konserler verdi, sevgilisine mektuplar yazdı benden sonra yaşamayı ve yeniden sevmeyi bırakma diye diye...



diğeri aniden gitti ölüme iki araç birbirine girince...yazdıkları ve çok korktuğu gibi oldu başına gelen...öldüğünde cebinden bir tren bileti çıktı...muhtemelen trafik kazası korkusundan dolayı trenle gidecekti ama son anda yayıncısını kıramamış ve onun aracına binmişti...!!!

34 yıllık ve 47 yıllık ömürlerine söyleyeceklerini itirazlarını kelimelerini notalarını sığdırmaya çalıştı ikisi de..



biri  "şarkılarla geçtim aranızdan"  dedi....
diğeri  "yaşam anlamsızdır ama yaşamaya değerdir..." yazdı...



ikisi de , insanı arıyordu....
ikisi de , insanı arayıp gösteriyordu...



birine kazım koyuncu dedi tarih ve notalar....
diğerine albert camus dedi edebiyat  dünyası...


kazım koyuncu öldüğünde 34 yaşındaydı...
albert camus öldüğünde 47 yaşında...

ikisinden de  büyüğüm !!!  yaş   olarak  ben...

tabii  eğer   onlar     öldülerse !!! ....


( murat örem / 07 kasım 2016 / ankara....) 

gardaş / volkan konak / kazım koyuncu için....






2 yorum:

  1. Onlar ölmedi. Hala eserlerini okuyan, dinleyen o kadar çok insan var ki. Demekki ghoş bir seda bırakmışlar.
    Değerli dostum yazı ve hatırlatmaların için çok teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar

    1. namıkcım,
      sbf 85/89 döneminin kaderini değiştiren güzel insan,

      her platformda yazdığın her satırın benim ve bizim için
      bambaşka kıymette olduğunu hiç unutma dostum...

      murat....

      Sil