*türkçe'nin yaşadığı "106" ayrı ülkeden günlük "500" tekil ziyaretin yapıldığı yedigünyazıları'ndasınız...
*okurların, ülke / şehir dağılımını sağ alttaki küçük dünyayı tıklayarak görebilirsiniz...
*her cümle "5846" sayılı fikir ve sanat eserleri yasası korumasındadır...
*
fotoğrafları "ekseriyetle" büyütebilirsiniz / murat örem...

31 Ocak 2017 Salı

maç bitti...ekselansları federer şahin gözüyle ve "hakkıyla" şampiyon oldu...böyle adil ve hatasız hakem olmayınca da hayatta, çoluk çocuk herkes "gelişine" vuruyordu neyi kırıp döktüğünü bilmeden...





en az 25 yıldır  dünya tenisindeki grand slamları  izlemek büyük mutluluk kaynağı benim için…hayatın ve insanların sığlığından kaçıp sığındığım,   dingin, estetik ve huzurlu bir liman yılın her tenis turnuvası…


ocak avustralya açık zamanıdır…
mayıs  roland garros…
haziran wimbledon…
eylül   ayı  da   amerika açık…
4’lü  şölen her yıl tekrarlanır…


avustralya ve amerika açık sentetik zeminlerde oynanırken, roland garros ve wimbledon çok karakteristik zeminlere sahiptir…topraktır ve mars yüzeyi gibi kızıl bir korttur roland garros…çim ve yemyeşil bir korttur wimbledon da…her zeminde topun sekme oranı değiştiği için oyuncuların çok  donanımlı olması gerekir 4 grand slamda  başarılı olması için…dünya tenis tarihinde, gelmiş geçmiş onbinlerce  sporcu içinde 4 ayrı gram slamı de şampiyon olarak bitirenlerin sayısı çok çok çok azdır…



yeni yılın ilk grand slamını geride bıraktık avustralya açıkla…tarihe tanıklık ettik bir kez daha…bu pazar günü oldu her şey ama her şey…35 yaşındaki kortların ekselansı federer, yıllanmış rakibi 30 yaşındaki  nadalla  finaldeydi….bir gün önce de williams kardeşler finali olmuştu kadınlarda…federer ve nadal 10 yıl öncesinin de amansız rakipleriydi


federer yıllarca genel klasmanda 1. olmuş ama özellikle nadalla yaptığı maçlarda ciddi yenilgiler almıştı o efsane döneminde de…sonrasında cokoviç de yener olmuştu federer’i…bu yenilgilerle birlikte başlamıştı zaten federerin de çöküşü…araya giren sakatlık dönemleri de tuzu biberiydi her şeyin…ve uzun yıllar elinde tuttuğu genel klasmandaki 1.lik tahtı 17. sıraya kadar gerilemişti olan bitenlerle federerin….



bir de önlemeyen bir düşmanı olmuştu federerin yıllar içinde…
yaşlanmak ve alınan her yaşla gerilemek...
bu düşmandan kaçmanın mümkünatı yoktu !!!


avustralya açık başlarken, nadal / federer finali o kadar uzak bir hayaldi ki…kimseler ihtimal vermiyordu buna. nadal eski gücünden çok uzaktı…kortların efsane ekselansı federer de uzun bir sakatlıktan çıkmış dahası yıllardır büyük başarıları unutmuştu…


iki tenisçi de zorlu yollardan geçerek finale çıkmayı mucize kabilinden başarınca tenis dünyasında inanılmaz bir mutluluk dalgası esti…adeta bir retro finaldi yaşayacağımız…10 yıl önceye dönmüştük neredeyse…iki tenisçinin de fırtına gibi estiği 10 yıl önceye…erkeklerde bunlar olurken kadınlarda da bir mucize oldu ve neredeyse yine 10 yıl öncesinin finali yaşandı; venüs williams/serena williams …



tarihin  içinden yürüdük  nadal/federer finaliyle…10 yıl ,  15 yıl önce evde çocuklar ufakken, anne baba olan  bizler de çok daha gençken  herkes federerciydi…aradan 10 yıl ve fazlası geçti, o kadar çok şey o kadar büyük bir hızla değişti ama federerci olmamız :)) değişmediçünkü ekselansları , sporculuğundaki klası dışında,  duruşuyla da sportmen ruhuyla da  rakiplerine olan yaklaşımındaki nezaketiyle de başkaydı, bambaşkaydı….


2017 yılının  avustralya açık   nadal / federer finalinde tarihe tanıklık ederken evdeki üç kişi yine tartışmasız !!!  federerciydik….özellikle son sete doğru bizde de kocaman ekranın önünde bir dalgalanma başladı…meraklanma başladı…gerginlik başladı….üçümüz de,  federerin özellikle çöküşe geçtiği yıllardan başlayarak oyun sonlarına doğru inanılmaz basit hatalar yaptığını bildiğimiz için oyun 5. sete gidince tedirgin olduk. korkulan olmaya başladı…hatta  ibrahim dostumla yaptığımız telefon konuşmasında ben federer adına havlu atıp olmaz bu iş birader bile dedim ama sevgili ibrahim türkiş;  dur bakalım muratcım  dur bakalım belki bu kez de olur dedi…


son sette 3-1 geriye düştü federer…oyun bu haldeyken bir de servisini kırdırmanın kapısına geldi defalarca…o servis kırılsa durum nadal lehine  4-1 olacaktı ve o andan itibaren dünyanın bütün antik spor tanrıları bile federeri kurtaramazdı…ama oradan döndürdü oyunu federer ve durumu 3-2 ye getirdi…sonrasında bir başka, bambaşka bir federer izledik…25 yaşında bile koşmayan ve yalnızca raketinin sihriyle sayıları alan federer gitmiş sahanın her yerine teri damlayan bir federer gelmişti hem de 35 yaşındayken….



maç bittiğinde federer yıllardan sonra yine şampiyondu…
adeta 10 yıl öncesine giderken bizi de götürmüştü o yıllara…
yorum  yapan bir başka usta tenisçinin tabiriyle
“isviçre saatini geri almaya başarmıştı ekselansları federer….
olmayacak şeyi  başarmıştı  büyük sakatlık sonrası….”



maç bitti…
güneşli ve  ayazlı bir pazar günü daha akşama dönüyordu…
ekselansları federer  hayatının maçını kazanmıştı…
son sayıları  şahin gözüyle  alıp şampiyon olmuştu…


maç bitti...
tenisi sevsin veya sevmesin  milyarlarca insanın bir de kendi maçı vardı…
golün nereden ve kimden geleceğini bilmediği…


ve çok çok çok az maçta vardı  şahin gözü…
böyle adil ve hatasız hakem olmayınca da etrafta
çoluk çocuk herkes    "gelişine"   vuruyordu  
neyi kırıp döktüğünü bilmeden…

           ( murat örem / 31 ocak 2017 / ankara..) 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder