*türkçe'nin yaşadığı "106" ayrı ülkeden günlük "500" tekil ziyaretin yapıldığı yedigünyazıları'ndasınız...
*okurların, ülke / şehir dağılımını sağ alttaki küçük dünyayı tıklayarak görebilirsiniz...
*her cümle "5846" sayılı fikir ve sanat eserleri yasası korumasındadır...
*
fotoğrafları "ekseriyetle" büyütebilirsiniz / murat örem...

23 Ocak 2017 Pazartesi

insan dediğin ne ki; kendi ölümlülüğünü bile bile; elini değdirdiği her şeyi ölümsüzleştirdiğini sanan bir garip ademoğlu !!!


                               ankara sabahında saksının içinde donan yapraklar/ocak 2017


ana kapıdan çıkıyorsun….
adımını attığında görüyorsun kocaman saksıyı bahçenin içinde…
donmuş bir su  katmanı var  hacimli saksının içinde…
o su katmanının içinde aylar önce dökülen yapraklar var…
o yaprakların içinde hazan sarısının bin bir tonu var…


renoir tabloları gibi karşında duran donmuş su…
van gogh sarıları gibi  donmuş sudaki yaprakların her biri…
biraz dikkatli bakarsan sisley’in bulutları da var saksının içinde…


elinde de,  eh iştenin biraz iyisi telefon var…
çıkarıp alelacele basıyorsun kameranın tuşuna…


donmuş suyun içinde 
zaten çoktan donarak ölümsüzleşen yaprakları
kendi zamanının içinde de ölümsüzleştiriyorsun…


oysa biliyorsun, 
ölüm bile ölüyor bir zaman sonra…

hayat o kadar baskın ki , 
ölüm bile ölüyor az zaman sonra…


zaten , insan dediğin ne ki;
kendi ölümlülüğünü bile bile
elini değdirdiği her şeyi
ölümsüzleştirdiğini sanan  
bir  garip ademoğlu !!!


oyalanıyorsun sen de işte !!!



o saksının içindeki yaprakların yakında çürüyeceğini
o saksının içindeki buz kütlesinin önce su sonra buhar olacağını
o suyun  ve o buharın yeniden yeniden hayata karışacağını
o saksının içindeki ucu kırık dalın baharda yeniden yeşereceğini
ve o saksının içindeki toprağın bile toprağa karışacağını

biliyorsun….



hayatın döngüsünü biliyorsun…


ne diyordu koca yunus ;  


toprağa gark olmuş nazik tenleri

söylemeden kalmış tatlı dilleri
gelin , duadan unutman bunları
ne söylerler ne bir haber verirler….”


            ( murat örem / 23 ocak 2017 / ankara…)
            esin afşar / yalancı dünyaya konup göçenler

1 yorum:

  1. Hayat bir döngü değil mi sadece içindeki canlıların değiştiği. Ne güzel anlatmışsın bu döngüyü. Kalemine sağlık. 🍀

    YanıtlaSil