*toplamda "105" ayrı ülkeden günlük ortalama "500" tekil ziyaretin yapıldığı yedigünyazıları'ndasınız
*her cümle "5846" sayılı fikir ve sanat eserleri yasası korumasındadır
*
fotoğrafları "ekseriyetle" büyütebilirsiniz / murat örem...

14 Ocak 2017 Cumartesi

soba gürül gürül yanıyordu... kar hala yağıyordu...yollar açılmış yatılı misafirler gitmişti…anne babası ve kardeşiyle mutlu bir çocuktum…takvimlerden haberim varsa yıl 1974 ya da 1975’ti…



1974 kışı olmalı...
belki de 1975
okullu değilim daha.

susurluk lisesi yokuşundaki  kültür sokak’ta  oturuyoruz.  yine tarifsiz bir kar yağmıştı susurluk’a da. yollar kapanmıştı.  imkanı olan her  aile  yolda kalanları evinde misafir edince, hissemize bigadiçli aile düşmüştü. iki dedem de zamanında çok emek vermiş bigadiç’e. ekmeğini yiyip suyunu içmiş örem ve tanyeri Aileleri oranın. bigadiç ilçe parkında ben de üç beş yaşındayken çok oturmuşum dedem ptt  müdürüyken. izmir yolundan geçen araçların  üstünde taşınan triportörlerden birinin yola düşüvermesini  beklermişim alıp eve götürmek için. babaannem yıllarca gülümseyerek anlattı bu halimi…


çocukluk işte !!!   nasıl bir umut denizidir. bilirsiniz.  


1974 kışı olmalı...belki de 1975…susurluk kar altında yine. pencerelerden kılıçlar misali buzlar sarkıyordu. kar lapa lapa ve kuşbaşı yağıyordu. annem müjgan hocanım her şeyin en güzelini yapıp koyuyordu önümüze. yaşıtlarım sokaktaydı. ama ben kapıdan  burnumu bile çıkaramıyordum. ateşim 40’larda dolanıyordu günlerdir. yutkunamıyordum. boğazım iki taraflı şişmişti. “sakınnn çıkmasın dışarııı..”  diyordu çocukluğumun radife teyzesi. “şöyle  karlarda yuvarlanıp hemen eve dönsem …” diyordum “olmazzz…” diyorlardı…


Atatürk cumhuriyetinde ölümcül olmaktan çıkmıştı kabakulak da. ama erkek çocuklarını baba olamama tehlikesi bekliyormuş ihmal olursa. bu yüzden yasakmış sokak ve kar bana ! “ ateşin yükselirse çocuğun olmaz   demişti komşu teyzelerden biri pat diye… olmazsa çocuğum olmasın…çok mu önemli yani  baba olmak  !!!  cevabım da işe yaramadı elbette…


fakat bir gün akşama doğru mucize oldu. lahana gibi kat kat giydirildim. babam taşkın hocanın elinden tuttum ve  kültür sokak yokuşunu indik. inebey ilkokulunun (!) bahçe duvarının yanından beşeylül ilkokulunun köşesinden ve bakkal cafer amcanın dükkanının önünden geçip şeker-iş  pasajını solumuza alıp yukarı çıktık. kasaplar çarşısının  oraya ilerleyip tarihi belediye pasajının(!)  içine girdik. huzur eczanesinin ışıkları hala gözümün önünde. kural kırtasiyeye soktu babam beni pasajda.  kocamaaan bir amca  karşıladı bizi. altı ayrı yüzünde farklı resimler olan boz yap küplerden beğendim hemen. bir de japonya’dan her nasılsa gelmiş origami kitabını gösterdi amca. içim gitti. babam “aldık  bunu da şadi bey..”  dedi. o kocamann amca Susurluk tarihinde emekleri olan kural Ailesinden, şadi kuraldı demek ki. büyüdükçe daha iyi öğrenecektim.


karlara bata çıka eve yürürken nefesim kesilir gibi oldu. hem sevinçten hem hastalıktan. eve gittiğimde önce origami kitabımı aldım elime. sonra küplerimi…ve bir süre sonra  çocukluğun o  huzurlu denizinde kapandı gözlerim hastalık ve uykudan.


soba gürül gürül yanıyordu. kar hala yağıyordu. yollar açılmış yatılı misafirler gitmişti…anne babası ve kardeşiyle mutlu bir çocuktum…takvimlerden haberim varsa yıl 1974 ya da 1975’ti…

bugün 50 yaşındayım ama  ne zaman kar yağsa hala elinde origami kitabı olan o kabakulaklı çocuğu hatırlarım!  duydum ki o çocuk büyümüş. baba da olmuş iki defa . neredeyse dede olacak yaşa gelmiş. ama inebey  ilkokulu, susurluk lisesi, bakkal cafer amcanın dükkanı, kasaplar çarşısı,  tarihi belediye  pasajı...artık YOKMUŞ !!!   


bir de origami kitabı bende kalmış o kabakulak olan çocuğun !!  1970’lerin o çocuğunu görürseniz buraya iki satır yazıverin. bende kalan emanet origami kitabını geri vermek lazım değil mi ? 

                 ( murat örem / 14 ocak 2017 / ankara …)

4 yorum:

  1. SUSURLUK SEVDALILARI ARKADAŞLARIMA SAYFAMDA YAZDIĞIMI AKTARIYORUM MURATCIĞIM. MURAT ÖREM kardeşimi arkadaşımı geç tanımaktan dolayı gerçekten zamanı affetmiyorum bugun bana gönderdiği emaillin linkten önceki son satırlarını okuduğumda aynen yayınlıyorum emaili geç gönderdiğinden dolayı benden izah ederek niye geç gönderebildiğine dair açıklamalarla izah ederk özürle ve sonuçta diyor ki evet satırlar aynen şöyle................................. .Şunu hiiçççç unutma ;
    Bana tek cümle bilgi vermeden;
    Senin
    benim yazılarımı
    okuman
    yorumlaman
    paylaşman
    kitabına alman
    ağız dolusu / kalem dolusu eleştirmen
    yanlışlarımı eksiklerimi düzeltmen.... dahil
    her şey benim için ONURDUR...
    Çok sevgi çok saygı çok selam çok hürmet...
    Sana ve değerli Ailene Nurettin Abim..
    değerli arkadaşlarım.. bu ifadeler insanı duygulandırır mı evet hemde çok. o kadar çok duygulandım ki evet duygusal bir insanım pek sulu gözlü derler ya değilimdir aslında çok içime atarım çoğu zaman.. Bugun bu satırları okuduğumda elimde olmadan gözyaşımın yanaklarımdan süzüldüğünü hissettim. çok ama çok etkilendim. bu kadar güzel kalp mi olur bu kadar büyük yürek mütevazilik alçak gönüllü tavır mı olur. kardeşim arkadaşım böyle harika cümleler mi kurulur ,seninle bende gurur duyuyorum. Bu SUSURLUK un suyundan mı toprağından mı özünden mi aldığımız ilim irfan ve öğretmenlerimizden mi terbiye ve usul erkandan mı belki de hepsinden seni takdir ediyorum yazılarını zevkle okuyorum çünkü öyle yazıyorsun ki okuma alışkanlığı olan okumayı seven herkes ama herkes bitirmeden bırakamaz öyle akıcılıkta güzellikte anlatıyorsun satırlarınla yaşatıyorsun ki anılara eski zamanlara seyahat etmiş gibi oluyoruz.öyle güzel tatlı geçişler yapıyorsun ki maşallah diyeyim harikasın tek kelime ile. Seni yetiştiren ailene anneni babanı öğretmenlerini saygı ile anıyorum. böyle bir evlada sahip oldukları için Müjgan hanımı Taşkın beyi takdir ediyor ve evladınızla gerçekten gurur duymalısınız.diyorum. iyi ki varsın Murat . SENİ SEVİYORUZ. kaleminden düşüncelerinden hiç bir şey eksilmesin fazlası ile üzerine koysun ihşallah.. zevkle okumaya takip etmeye gayret edeceğim . teşekkür ediyorum gözlerinden öpüyorum mutlu ettin allahta seni ve aieleni daha mutlu etsin.,eşine çocuklarına gönü dolusu sevgiler selamlar. İyi ki tanıdım seni.iyi ki varsın.!

    YanıtlaSil
  2. Değerli Ağabeyim ;
    Saygedeğer Büyüğüm ;

    Kelimelerin böyle bir gücü vardır işte...
    Susurluklu olmanın da...

    Biz seninle hiç yüzyüze gelmedik ...
    Ama ben seni BİN yıldır tanıyorum...

    Yorumunda da paylaştığın bütün satırlarımı içtenlikle yazdım...
    Sizler bizim büyüklerimizsiniz....
    Bizler de arkadan gelenlerin....

    Küçük olunur....
    Ama büyük olmayı hak etmek gerekir....

    Bir büyüğüm olarak , pek kıymetli büyüğüm olarak
    Sana saygılarımı ve hürmetlerimi gönderiyorum bir kez daha...

    Daha nice yazıda , anıda, güzelliklerde buluşmak umuduyla...

    Saygılarımla Kıymetli Ağabeyim...

    Murat....

    YanıtlaSil
  3. face ile aranın olmadığını biliyorum benim sayfama ve susurluk sevdalıları sayfasına bloğda yazmayanlar bana yazıyorlar nerde ise senin adına cevap verme durumunda kalacağım yorumları bana yazıyorlar. kimi bayılıyor kimi duygulanıyor bu kadar akıcı duygulu yazma diyemeyeceğim güzelliği orada saklı zaten bloğ niye bazen ulaşadılmadığını tabbiki anladım zaten bende ilk defa her açyıılamamaı normal satfaya bazen yüklenme oranında fzla artış var iyiçalışmalar


















































    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kıymetli Nurettin Ağabeyim;

      sana da zahmet veriyorum :)))
      sağol varol , bin kere çok kere...

      hürmetlerim , saygımla....

      murat kardeşin...

      Sil