*toplamda "105" ayrı ülkeden günlük ortalama "500" tekil ziyaretin yapıldığı yedigünyazıları'ndasınız
*her cümle "5846" sayılı fikir ve sanat eserleri yasası korumasındadır
*
fotoğrafları "ekseriyetle" büyütebilirsiniz / murat örem...

26 Ocak 2017 Perşembe

AVM’ler var artık… " yalancı tapınaklar !!! " 21.yüzyılın büyük değirmenleri onlar…hepimizi öğüten büyük değirmenler…



AVM’ler…
21. yüzyılın  "yalancı tapınakları…."
hayatımızın değirmenleri…



araba lastiğiyle   ezine  peyniri aynı yerde…çay bardağıyla  battaniyenin arası birkaç reyon… sosisle  ayakkabı da birbirine komşu bu AVM'lerde...medeniyetmiş bu…hadi canım sen de….


sahip olma  ihtirası…
insanlığın binlerce yıllık  “amansız”   hastalığı…
AVM'lerin üzerinde durduğu  "tarihi"  kolon da bu....


her alışveriş merkezinin kendine göre  cazibesi(!) var. şehrin sokaklarında  akan hayata aldırmayan,  mevsimlerin tadına varamayan, ağaç altındaki banklara sırt çeviren, eski  güzelim pasajları küçümseyen bir kalabalık da var karşımızda....


hafta sonlarında  “her şey dahil” AVM’lerde.park yeri, tuvalet, yemek, oyun, araba yıkatma, sinema ve daha onlarca şey.  21. yüzyıl ;  ruhundaki sıkıntıları def etmek için,  ihtiyaçmış gibi gösterilen nesneleri  habire tüketme çağı... anne babalar sürükleyince, çocukların da buralarda ömür tüketmesi kaçınılmaz.


kaçınılmaz olan bir başka şey de zaman değirmeninin geriye işlemeyeceği...eski günlerin bakkalları, küçük esnafı da gün gün azalacak bu rüzgarın etkisiyle... peki ama, günışığını görmeden saatlerce oralarda çalışmak zorunda kalanlar ne olacak ?  hayatındaki bir çok sıkıntının  hıncını,  karşısındaki görevlilerden çıkarmak isteyen müşterilerin kaprisleri ne olacak ?   


dayatılan yeni yaşam biçimini tümden  reddetmek mümkün değil.  ancak her nimetin bir mihneti olduğu da aşikar....her gelen gün,  zamanın daha da hızlı aktığı günlerin habercisi...özellikle büyük şehirlerde akrep ve yelkovanın hiç kimseye eyvallahı yok..ingilizlerin ve bizim de dediğimiz gibi tıme is money/vakit nakittir...


dedesinin elinden tutup fırına tahinli pide almaya, şehir hal’ine yağlı peynir  almaya gidenler  aradan 40 yıl bile geçmeden unuttular fırınların , kasaplar çarşısının yolunu…ev ziyaretlerini…


AVM’ler var artık…
21.yüzyılın büyük değirmenleri onlar…
hepimizi öğüten  büyük değirmenler….
yalancı tapınaklar !!!


dünyanın hiçbir toplumu,  sırf tüketim alışkanlıkları üzerinden bile bu kadar keskin bir sosyolojik virajı  büyük savrulmalar  yaşamadan alamaz…


bu gerçeği , görmek istemesiniz de ,
görenleri çağdışı olmakla yaftalasanız da
türkiyemizin ve insanımızın da  yaşadığı  trajedi  tam da bu…


        ( murat örem 26 ocak 2017 / ankara…)

2 yorum:

  1. Büyük şehirlerde ne gidecek yer, ne de eğlenecek mekan kaldı. Bir de buna çok çalışmanın getirdiği zamansızlığı eklediler. Çalış, alışveriş yap eve dön, çalış alışveriş yap eve dön döngüsü yarattılar. Bir çoğumuz düşünmeden bu döngüye kapılıp insanca yaşamayı bu zannetmeye başladık maalesef.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. güzel özetlemişsin biraderim...
      suçun çoğu bizde de...
      durum da bu...

      murat....

      Sil