*türkçe'nin yaşadığı "106" ayrı ülkeden günlük "500" tekil ziyaretin yapıldığı yedigünyazıları'ndasınız...
*okurların, ülke / şehir dağılımını sağ alttaki küçük dünyayı tıklayarak görebilirsiniz...
*her cümle "5846" sayılı fikir ve sanat eserleri yasası korumasındadır...
*
fotoğrafları "ekseriyetle" büyütebilirsiniz / murat örem...

25 Ocak 2017 Çarşamba

hadise biraz da şu…bazen yazıyı siz yazarsınız…bazı durumlarda da yazı kendini dayatır…kaçamazsınız yazının gerçekliğinden…bu yazı tam da öylelerinden !!!






pek  kıymetli nazenin okurlarımız
alışık olmadığımız  şeyi birlikte yapalım…


yazının sonuna da değil de
bu kez  tam burasına  bir şarkı koyalım…
siz de yazıdan önce  müziği   "dikkatlice"   dinleyin…
başlıyoruz….funda arar….



dinlediğiniz müzikten sonra yazının tam burasında bir alıntı olmalıydı…

ve yazı bitmeliydi !!!!


oysa şimdi müziği dinleyenler meşrebine göre, yazar burada aşk meşk antin kuntin demek istemiş diye hafiyelik yapacak…

yapsın bakalım !!!!


kıdemli okurlar bilir ki, 500 küsur yazıda  aşkı meşki de anlattık yeri gelir yine anlatırız…ama mesele daha büyük…hayatı anlatıyoruz…hayat o kadar büyük ki,  içinde aşk da var…başka şeyler de…


hadise biraz da şu…
bazen  yazıyı siz yazarsınız…

bazı durumlarda da yazı kendini dayatır…
kaçamazsınız yazının  gerçekliğinden…
bu yazı tam da öylelerinden !!!


telaşların arasında bugün karşıma bir müzik çıktı…
eni konu her an dinlemem ben, funda arar’ı …
ama sesindeki  sahihlik kıymetlidir bana göre…
sesindeki derinlik ve içtenlik de kıymetlidir…


yukarıda dinlediğiniz linkte  akıp giderken funda arar  melodisi, gözüm hemen ilk  yoruma takıldı…ne kadar içten ne kadar yalın ne kadar dokunaklı ve ne kadar gerçekti…


anlayana ne çok şey anlatıyordu…ve şunları diyordu ; 

Merhum babamı , kanser olduğunu öğrendikten sonra ziyaret ettim bahçe evimizde.. O mutluluklardan ve kahkahalardan uzak, acılara ve gözyaşlarına sımsıkı yakın , yanlış bir evliliğin enkazı altında bir süre sonra çökmüş bahçe evi.   

Hastaydı , kanser adım adım , yenilmez saydığım ve hiç düşmez sandığım babamı kuşatmış , kıskacına almıştı. İstanbul'a döndüğümde bu şarkıyı dinliyordum minibüste kulaklığımda. Ağlamaya başladım , boğulurcasına .. Tıkandım, nefes alamadım. Koştum minibüsten işyerine. 

Orada bir daha boşandı gözyaşlarım.
Bana bu şarkı, sadece kaybettiğim babamı hatırlatıyor.
Nur içinde yat babam 🙏

………………….

böyle demiş bir dinleyici işte şarkının tam altına…
dikkatli bakanlar  aşağıda da görebilir…


çok şükür ki , ben yarım asırlık ömrümde anne baba acısı  yaşamadım…
ama milyonların yaşadığını biliyorum…


demek ki neymiş….

insanın hafızası varsa…
melodilerin de hafızası varmış…
kokuların da hafızası varmış…


hafızanın fazlası da ne çok acıymış…
ne tekrarlayan acıymış…
mayalana mayalana büyüyen acıymış....!!!

       (  murat örem / 25 ocak 2017 / ankara….)
 

1 yorum:

  1. Bazı şarkılar ve türküler vardır. Hikayesini öğrenince, dinlerken hep aynı hüzünlü hikaye gelir aklına. Bir daha dinlemeye yüreğin dayanmaz. Gönül hep iyiyi güzeli istesene kederler devhayatın bircparçası ne yazık ki.

    Murat kalemine sağlık. Her zamanki gibi yine yumuşak ve akıcı üslübunla ne de güzel aktarmışsın aklındakileri.

    YanıtlaSil