*toplamda "105" ayrı ülkeden günlük ortalama "500" tekil ziyaretin yapıldığı yedigünyazıları'ndasınız...
*okurların, ülke / şehir dağılımını sağ alttaki küçük dünyayı tıklayarak görebilirsiniz...
*her cümle "5846" sayılı fikir ve sanat eserleri yasası korumasındadır...
*
fotoğrafları "ekseriyetle" büyütebilirsiniz / murat örem...

3 Aralık 2013 Salı

orhan şaik gökyay ; destursuz bağa girenlerin unutulmaz münekkidi...




       Bereketli , üretmeyle , tenkitle, yeniden yeniden anlatıp öğretmeyle geçen dolu dolu, emek emek yaşanmış  92 yıllık  ömür....

Behçet Necatigil Hoca’nın  o güzelim şiirindeki ifadeye yaslanarak  söylersek ;  1902 yılında açılan  ömür parantezi ve o parantezin bundan tam 19 yıl önce 2 Aralık 1994’te kapanması...

Edebiyat tarihçisi, Türk dili araştırmacısı, şair ve öğretmen  
Orhan Şaik Gökyay elbette bu isim....

Orhan Şaik Gökyay deyince ekleyelim ki ; kendisini pek yakından tanımasa da ,  büyük çoğunluk  onun  yazdığı  Bu Vatan Kimin”  başlıklı şu mısraları hatırlar ;

“Bu vatan toprağın kara bağrında
Sıra dağlar gibi duranlarındır.

Bir tarih boyunca onun uğrunda
Kendini tarihe verenlerindir...

Tutuşup kül olan ocaklarından,
Şahlanıp, köpüren ırmaklarından,

Hudutlarda gaza bayraklarından,
Alnına ışıklar vuranlarındır...”

Orhan Şaik Gökyay şairliğinden daha çok, hata affetmeyen keskinlikteki  eleştirmenliği ve  kusursuz araştırmacılığıyla öne çıkmıştır...

Bu yüzden , Orhan Şaik Gökyay’ı anan az sayıdaki yazıda bile hala ‘dili sivri bir münekkit’ tanımlamasını görmek şaşırtıcı olmaz...

Bilmeyenler için hatırlatalım ki münekkit,  tenkit eden ,  eleştiren değerlendirmelerde bulunan  anlamındadır...

Dil konusunda da çok değerli çalışmalar yapan Orhan Şaik Gökyay  Dede Korkut Hikâyeleri’ni  sadeleştirmiştir...

Bu emeği bile,  tarifsiz bir çabanın ürünüdür Gökyay’ın...

Asıl adı Hüseyin Vehbi olan  Orhan Şaik Gökyay gençlik yıllarında  ‘her öğrencinin bir Türk adı alması’yla ilgili çıkarılan genelge sonrasında almıştır  "Orhan" adını....

Şair  Mehmet Akif Ersoy’a da şiirlerini gösterme şansı bulan Orhan Şaik Gökyay  yıllar sonra Edebiyat Fakültesi’nden hocası olacak  Fuat Köprülü' den de etkilenir...

1944 yılındaki Turancılık davasında  yargılanan , dönemin tabutluklarında gözaltına alınan Orhan Şaik Gökyay,  emekliliğinden yıllar sonra üniversiteye hoca olarak tekrar döndüğünde 80’li yaşlarındadır....

Hoca boş oturmayı sevmez çünkü...

Yaşarken ve ölümünden sonra yurtdışı dahil farklı üniversitelerde, , adına armağan edilen makaleler,   dergi ve kitaplar yayınlanan Orhan Şaik Gökyay,  70 yılık öğretmenlik hayatında binlerce, binlerce  öğrenci yetiştirir...

Orhan Şaik Gökyay Hoca  2 Aralık 1994 tarihinde vefat ettiğinde 92 yaşındadır...

Prof. Dr. İlber Ortaylı’ya göre “divan edebiyatını  en iyi ve kusursuz bilen isimdir” Orhan Şaik Gökyay...

Prof.Dr Günay Kut tarafından da eserleri incelenmiş olan  Orhan Şaik Gökyay, bestesi Arif Sami Toker’e ait olan ve Türk Müziği’nin klasikleri arasında sayılan Çıksam Şu Dağların Yücelerine şarkısının da şairidir  ve şiirinin bir yerinde şunları demiştir ;

Çıksam şu dağların yücelerine,
Eş olsam gurbetin gecelerine,
İmrenir dururum nicelerine,
Bir ben mi murada eremiyorum.
 Akşam olur, , kuşlar konar dallara,
Susamış yıldızlar iner göllere,
Güzeller dizilir ince yollara,
 İçlerinde seni göremiyorum...

         ( murat örem / 03 aralık 2013 / ankara...)




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder