*türkçe'nin yaşadığı "107" ayrı ülkeden günlük "500" tekil ziyaretin yapıldığı yedigünyazıları'ndasınız...
*okurların, ülke / şehir dağılımını sağ alttaki küçük dünyayı tıklayarak görebilirsiniz...
*her cümle "5846" sayılı fikir ve sanat eserleri yasası korumasındadır...
*
fotoğrafları "ekseriyetle" büyütebilirsiniz / murat örem...

12 Aralık 2012 Çarşamba

Özdemir Asaf Ne Zaman Ölecek ?




Takvim 28 Ocak 1981’i gösterirken Türkiye kapkaranlık bir kışı yaşıyordu. 12 Eylül 1980 darbesinin üzerinden beş ay bile geçmemişti daha. Büyük bir iç savaşın eşiğinden döndürüldüğü iddia edilen ülkede darbe sonrasında çok şey yasaktı. İnsandan, emekten, umuttan söz etmek zordu. 

Darbe ve keyfiyet günlerinden geçiyordu, Türkiye de insanları da. 

Herhangi bir nedenden dolayı sakıncalı damgasını yediğinde biri, yalnızca kendisi değil etrafındaki çok kişinin hayatı etkileniyordu. Türkiye bunları yaşarken, Türk şiirinin, edebiyatının hatta felsefe dünyasının nev-i şahsına münhasır bir ismi de geride kalanlara hoşçakalın diyordu 28 Ocak 1981’de. 

Elli sekiz yıllık ömür yolculuğunu son limanda tamamlayan isim  şair Özdemir Asaf , gerçek ismiyle Halit Özdemir Arun’du...

11 Haziran 1923 tarihinde Ankara'da doğan Özdemir Asaf, Kabataş Erkek Lisesi’nden mezun olmuş,  farklı bölümlerden sonra yüksek öğrenimini yarıda bırakmıştı. 

Bütün renkler aynı hızla kirleniyordu / Birinciliği beyaza verdiler” dizelerinin sahibi  Özdemir Asaf  bir başka şiirinde şunu soruyordu “Soru bir, senin yüz fotoğrafın çekilecek / sende çekilecek yüz var mı / soru iki , senin yüz fotoğrafın çekilecek / yüzünde çekilecek yüz var mı ?”   

Haldun Taner Usta da  Özdemir Asaf’ı şöyle tanımlamıştı yıllar önce ; “Özdemir Asaf, şairden başka hiçbir şeye benzetilemezdi. Gençliğinden beri, bakışından, duruşundan, yürüyüşünden ve özellikle düşünüşünden bohem, özgür, şair kişiliği kolaylıkla okunurdu. O’nun kadar nezaketini ve akıl ölçüsünü bir an bile yitirmeyen başka insan tanımadım. Nezaket, Özdemir’in takısı değil, özüydü...”

Türkçe’de özdeyiş olarak nitelendirilen aforizmaları da çok vurucu ve keskindi Özdemir Asaf’ın. Nasihat etme, öğüt verme konusunda şunu söylemişti mesela; "Zamanında taze yenmemiş  bir ekmeği, başkasına bayat yedirme denemesidir öğüt vermek."   

Özdemir Asaf’la anılan kısa ama anlamı çok derin cümlelerden biri de şöyleydi;
" Kendi bahçesinde dal olamayanın biri,  girmiş bahçeme ağaçlık taslıyor....”

Asıl adı Halit Özdemir Arun olan  şairin soyadı olarak  kullandığı Asaf, babası Mehmet Asaf Bey’den geliyordu. Mısra ve yazılarında   görülen ironi, anlam kaymaları, çelişki ve şaşırtmacalar Özdemir Asaf’ın kitap adlarında da yaşar;  Dünya Kaçtı Gözüme, Yuvarlağın Köşeleri, Çiçekleri Yemeyin, Dün Yağmur Yağacak.   

Dün Yağmur Yağacak isimli kitabındaki falcı başlıklı yazısında, bir falcının söylediklerine peşinen inanmaya hazır kişilere şu cümleleri kurmuştur Özdemir Asaf; “…Sana, sevgilin seni çok seviyor diyen falcı aksini söyleyip seni buna da inandırabilirdi. Sen, beni bırakıp başkalarıyla bana dair konuşmaya, başkalarından beni dinlemeye devam ettikten sonra… Ve sen bana değil, onlara inandıktan sonra… Benimle yaşayabileceğin zamanı falcılara verdikten sonra… Ben neden korkmayayım. Çünkü onlar her şeyi söyleyebilir, hele kendilerine ait olmadıktan sonra… O falcıya bir teşekkür borcun var sevgilim, iyi tarafına rastlamayıp fena zamanıyla da karşılaşabilirdin.”

Ölümünün üzerinden onlarca yıl geçtiği halde düşünmeye, sorgulamaya, sevgiye, sevdaya  meyilli olan her yeni kuşak,  hayatının bir çok döneminde mutlaka Özdemir Asaf dizeleriyle karşılaşır hala ve o dizelerin anlamlarında uykusuz geceler geçirir.... 

Edebiyata, hayata ve sevdalara yakın hemen her insanın iyi bildiği   Seviyorum eşit / seviyorsun demektir / Doğrusu / tam orada başlar / yitirmek korkusu” dizeleri Özdemir Asaf’ındır. “Ne an yaklaştımsa / ittiniz / ve ne zaman geldimse / gittiniz / siz hep büyük ve önce idiniz /  gerçekten öyle oldu / önce siz bittiniz”  dizeleri de...

Bir şiirinde de “Vurdun / daha acısı geçmedi  / ama geçecek / öyle ağır konuştun ki ardından / o, gittikçe gerçek...” der Özdemir Asaf... Ölümüne çok yakın zamanda, üyesi olduğu Türkiye Yazarlar Sendikası kartını koyduğu zarfın üzerine de şu dizeleri yazar ;  "Günler geçiyor, sanki şakacıktan / Gidiyorlar mı geliyorlar mı / Belli değil / Düşekalka mırıldanmalarla / Ölüyorlar mı yaşıyorlar mı / Belli değil!"  

Belli olan bir şey varsa  Özdemir Asaf ‘ın hala yaşadığıdır.... 

Daha da belli olan başka bir şey de, insan , aşk ve  Türkçe yaşadıkça Özdemir Asaf'ın hiç ama hiç ölmeyeceğidir... 

Tıpkı Yahya Kemal gibi, Cemal Süreya gibi, Edip Cansever gibi...

( murat örem /  2011 / ankara )

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder