*toplamda "105" ayrı ülkeden günlük ortalama "500" tekil ziyaretin yapıldığı yedigünyazıları'ndasınız...
*okurların, ülke / şehir dağılımını sağ alttaki küçük dünyayı tıklayarak görebilirsiniz...
*her cümle "5846" sayılı fikir ve sanat eserleri yasası korumasındadır...
*
fotoğrafları "ekseriyetle" büyütebilirsiniz / murat örem...

22 Nisan 2017 Cumartesi

"seninle daha çok yolumuz olsa da seninle çok işimiz var" diyor adam…"seninle daha çok yolumuz varsa da böyle asla ama asssla olmazzz" diyor kadın…derken bir mucize oluyor...o "kıraç" ses dolduruyor her yeri...

                                                     susurluk / çaylak / şubat 2017



-kim bilir  ne kadar geçti aradan….
bir  yıl mı…üç yıl mı….beş mi…
yoksa bir asır mı…-


düz yolda ilerliyor   crossover,   teker teker …


adam bir sigara yakmış,  direksiyon başında…
gözü yolda, aklı kelimelerde, kulağı yolun uğultusunda adamın…


tepeleri , tepe tepe aşıyorlar iki insan…
yukardan bakıyorlar gelip geçen araçlara…
crossoverların şanından,  böylesi….


oysa adam, en çok, yolları  öperek giden otomobiline meftun…


telefonlar çalıyor sıra sıra ,  yollar  akarken…
“ne zaman geleceksin… gelecek misin eve…”
sorularını  duymak istemiyor adam…
ekşiyerek açıyor her telefonu…


yollar hiç ama hiç bitmesin istiyor adam…
ömür bitecekse de böyle bitsin istiyor adam…


oysa bitmeyen yol yok…
oysa, erimeyen kar yok…
oysa, aşılmadık dağ yok…
ömrün bitme senedi sepeti hiç yok…


tekerler ilerlerken siyah yollarda, külünü silkeliyor adam
kah camdan , kah  kadının elindeki o yuvarlak kutuya…



birden ,  sessiz bir güneş oluyor kadın
direksiyondaki adama yandan  yandan  sevgiyle bakarak…


oysa daha  az önce  susarak vurmadılar mı birbirlerine…


derken  o  volüme düğmesine  uzanıyor  kadın
kendisine çok yakışan ince parmaklarıyla…


gözünün ucuyla bakıyor adam kadına…
düşen külünü  üflüyor  sağa sola…



hala ne kadar zarif diyor adam…içinden…
hala ne kadar inatçı ve dik kafalı diyor kadın…içinden…


bundan sonra ne kadar  ömür yolumuz var ki diyor adam…
artık bir dinlensek,  kocamaaan  evimiz de olsa,  diyor kadın…


işte dünya , işte kainat , evimiz  bu..diyor adam..
işte sen hep busun, diyor kadın burnunu  bükerek…



seninle daha çok yolumuz olsa  da
seninle çok işimiz var   diyor adam…


seninle daha çok yolumuz varsa da
böyle asla ama asssla  olmazzz diyor kadın…



derken bir mucize oluyor…
bir ses dolduruyor crossoverın içini…


pedala biraz daha yükleniyor adam…
direksiyondaki adama biraz daha dönüyor kadın…


tekrar, iki gülen yüz bakar oluyor   birbirine…
eller birbirini arıyor hemen…


bir sigaranı içerim diyor adam…
-oysa daha yeni söndürdü-


üzme beni..ben çok üzüldüm geçmişte…diyor kadın…
-oysa daha  yeni affetti adamı-


o güzel sesli güzel  ahlaklı  “kıraç”  adamın sesiyle
birden ve bembeyaz dağılıyor bulutlar…


şunları söylüyor  güzel ahlaklı  “kıraç”    adam o şarkının sözlerinde;
“ ne başkası oldu ne de olacak
sen çalmazsan kapım açılmayacak..
şimdi içimde yanan bu ateş
sanma ki bir son bulacak…”

dinlemek isterseniz işte tam aşağıda….

          (  murat örem / 22 nisan 2017 / ankara…)



2 yorum: