*toplamda "105" ayrı ülkeden günlük ortalama "500" tekil ziyaretin yapıldığı yedigünyazıları'ndasınız...
*okurların, ülke / şehir dağılımını sağ alttaki küçük dünyayı tıklayarak görebilirsiniz...
*her cümle "5846" sayılı fikir ve sanat eserleri yasası korumasındadır...
*
fotoğrafları "ekseriyetle" büyütebilirsiniz / murat örem...

21 Nisan 2017 Cuma

beşiktaş turu atlasaydı kimi arayacaktım ben... has beşiktaşlı dedem selahi örem'i imi... taraftarın kralı babam taşkın hoca'mı mı...amcalarım coşkun örem , aşkın örem'i mi...hepsi ama hepsi olgunlaşan üzüm taneleri gibi düşüvermişti birer birer kara toprağa...


veni vidi vici...
en çok kullanılan latince terimlerdendir....
tarihsel kökenini bilenler bilir...
sezarla özdeşleşmiştir...


geldim gördüm yendim...anlamını taşır..
bir çok olay için uyarlanmıştır tarihte...
geldik gördük yendik/ lyon'u eledik ....
diye uyarlamak isterdim ben de...


ama olmadı...
olamadı... !!!!!


o kötü ingiliz gazetesi manşetleri gibi söylersek 
"beşiktaşımız , boğazın sularına gömüldü...."



aslına bakarsak bir yere gömülmedi beşiktaş... 
çıktı topunu oynadı, maçı uzatmalara götürdü...
ve penaltılarda elendi...



futbolun en büyük tılsımı basitliğinde... 
basit olan her şey gibi de çok zor...


simple is perfect der ingilizler...
mükemmelliğin yalınlığına vurgu için...


yalan atmamak çok basittir...
ama yapmak çok zor...


söz verip tutmak çok basittir...
ama yapmak çok zordur...


futbol çok basittir...
ama layıkıyla oynamak  çok zor...

penaltı atmak çok basittir...
ama zor anda gole çevirmek çok zor...


dün iki isim de topun başına gelirken
biz seyirciler zaten başımıza geleceği biliyorduk...


öyle de oldu...



sonra maç bittiğinde uğultular arasında düşündüm...
beşiktaş turu atlasaydı kimi arayacaktım ben...


has beşiktaşlı dedem selahi örem'i imi...
taraftarın kralı  babam taşkın hoca'mı mı...
ömürleri siyah beyazla geçmiş amcalarım 
coşkun örem / aşkın örem'i mi...


bir tek isim kalmamıştı,  baba tarafımdan...
büyük beşiktaşlı tarafımdan, tek isim kalmamıştı....


hepsi ama hepsi olgunlaşan üzüm taneleri gibi
düşüvermişti  birer birer  kara toprağa...


beşiktaş yarı finale çıksaydı, 
artık  koyu beşiktaşlısın ona göre diye diye
plastik saçlarını parmaklarıma dolayıp 
murat örem murat örem gülüp 
kime takılacaktım ben hınzır hınzır...


iyi oldu dedim kendi kendime uğultular içinde
bazen acıları nasıl aylarca yaşıyorsa kendi başına insan
sevinçleri de paylaşamamaktan bir mutluluk çıkarmalı...

beşiktaş....bir takım değildi ki...


                               
                               ne olursa olsun...
                             ne olacaksa olsun...

                             gönlüm geçmemişti...
                              geçmeyecekti  işte...
                                     öyle işte....

   ( murat örem / 21 nisan 2017 / ankara....)

 







Hiç yorum yok:

Yorum Gönder