*toplamda "105" ayrı ülkeden günlük ortalama "500" tekil ziyaretin yapıldığı yedigünyazıları'ndasınız
*her cümle "5846" sayılı fikir ve sanat eserleri yasası korumasındadır
*
fotoğrafları "ekseriyetle" büyütebilirsiniz / murat örem...

23 Şubat 2016 Salı

umberto eco ölmüş....ne diyordu ünlü iktisatçı 'keynes' ; "o kadar telaş yapmayın, uzun vadede hepimiz ölmüş olacağız..." ve ne diyordu hakkıyla entelektüel 'ahmet güner sayar hoca'; "mcbilmemnerelerde hamburger yiyeceğiniz parayla elinize kuru bir simit alın ama "gülün adı" filmini mutlaka gidip izleyin....



ahmet  güner sayar  1980’lerdeki istanbul siyasal’ın en nev-i şahsına münhasır ve hakkıyla entelektüel hocalarındandı…bugün bile, aradan onlarca yıl geçtiği halde  ahmet güner hoca’nın rahle-i tedrisinden geçmiş herkes onun hakkında benzer güzellikte cümleler kurar…hocaya ideolojik olarak yakın da olsa uzak da olsa  bunu gönülden yapar bütün talebeleri…

osmanlı iktisat tarihi hakkında yazıp söyledikleri hala ciddi manada referans çalışmalarıdır ahmet güner sayar’ın…her dersinde konuyu mutlaka sikke tağşişine, yani metal paranın ayarındaki / içindeki değerli metallerin “çaktırmadan” azaltılması sonucu ortaya  çıkan alım gücü gerilemesine  ve yükselen enflasyona getirmesi ve olan biteni sosyal ve siyasal olaylara raptetmesi ahmet güner hoca’nın mütemmim cüzüdür…

bir de tabi max weber…max weber’in protestan ahlakı üzerine saatlerce anlatabilir ahmet güner hoca hayranlıkla…weber’i türk iktisat ve sosyoloji tarihinde en iyi anlayan ve anlatan faik sabri ülgener’in yıllarca asistanı olmasının da bunda büyük payı vardır elbette…weber, dünya iktisat ve sosyoloji tarihinde bugün bile bir düşünsel kavşaktır…weber’i öğrendikten sonra nereye gideceğinize tamamen birikiminiz ve müktesebatınız karar verir…ama nereye gidecek olsanız da max weber’e de tıpkı karl marks gibi uğramanız şarttır eğer işinizi elinizin kenarıyla yapmayacaksanız…

ve tabi ki keynes…dünya iktisat tarihinin bunalımlı zamanlarına dair önerdiği akıllı, izanlı ve izansız teorileriyle  farklı isim  olan keynes hakkında da anlatır da anlatır ahmet güner hoca…o  bıkmadan anlatır, arada tekrara da düşer ama siz her seferinde keyifle dinlersiniz…öğrenerek dinlersiniz…

hasılı kelam , ahmet güner sayar hangi derste ne anlatırsa anlatsın ağzının içine baktırmayı başarır…anlatırken anlatırken zihni arada sırada  biraz  “sağa”  çekiyor görünse de,  fakülte yıllarımdan gönlümde kalan en güzel isimlerdendir ahmet güner sayar hoca

ve türk edebiyatının en unutulmaz eserlerinden olan yılkı atı’nın yazarı yozgatlı  abbas sayar’ın da evladıdır kendileri…

üniversite yıllarında kantine olan devamlılığı(!) derslerden çok daha düzenli olan bu satırların yazarının, hayattaki az sayıdaki keşkelerinden biridir ahmet güner hoca’nın bazı derslerini vakti zamanında ekmesi…!!!

ahmet güner hoca hakkıyla asabidir de…
          mesela bir dersin ortasında  son çıkan şu kitabı kimler okudu diye sorduğunda kalkan parmaklar gözünü doyurmazsa sizinle biz ne  yapacağız yahu diyerek  hemen çıkış kapısına bile yönelebilir arkasına bakmadan…ortaokul talebeleri gibi gözüne kestirdiklerine ayakta sözlü bile yapabilir…

ama sahihtir ahmet güner sayar hoca…
sahicidir…
sevgisi kızgınlığı dersteki iştiyaki sahicidir…
beyazlaşan dik saçlarıyla anlatır da anlatır…

sikke tağşişini, 
max weber’i, 
keynes’i anlatmayı 
çok sever…

biz de onu dinlemeyi severiz…

mesela istanbul siyasal’ın bir çok öğrencisi umberto eco’yu da ilk kez ahmet güner’den duymuştur 1980’lerde…gülün adı filmine mutlaka gidilmeli, mc bilmemnerelerde tonla para verip hamburger yiyeceğinize elinize bir kuru simit alın ama bu filme gidin cümlesini de o kurmuştur vakti zamanında…

naif  ve dalgın bir profesördür de ahmet güner sayar hoca…
katıldığı canlı yayında cebinde çalan kendi telefonunun sesinden dikkati dağılacak ve telaş içinde o telefonu susturmaya çabalarken buram buram terleyecek ve telefonu kapatmayı bir anda başaramayacak kadar da…

umberto eco’nun unutulmaz romanının yanında, aynı isimle çekilen filmi de  olan gülün adı, asla romanın kalitesine erişemez ama başarılı bir filmdir…

bu filmi 1990’ların başında bir kez daha izlemek için gittiğim çemberlitaş sinemasında da anmışımdır ben ahmet güner hoca’yı ve umberto eco’yu…

bu yazıda umberto eco’yu anlatmak için  geçmiştim bilgisayarın başına ama ahmet güner hoca  rol çaldı…
hakkıdır…
bin kere hakkıdır…
böyle bir entelektüelin defalarca hakkıdır…

türkiye ben kendimi bildim bileli ilginç zamanlardan geçerken, hoyratlıklarla uğraşırken,  cumhuriyetten aldığı güçle kendi kendini yetiştiren öyle isimler de olmuştur ki,  onlar  benim için çok ama çok kıymetlidir…

türkiye’nin yetiştirdiği bu entelektüeller belki bütün dünyanın popüler isimleri olmamıştır ama üniversite kürsülerinde, liselerde, ilkokullarda, mikrofon başlarında yalnızca hakikati bilmek ve anlatmak için çırpınmışlardır…

ve aslında umberto ecoların çok haklı olan etki güçleri de asıl bu isimlerin çabalarıyla milyonlara ulaşmıştır…

yazıyı ahmet güner hoca’nın iştiyakle anlattığı keynes’in bir sözüyle bitirelim o zaman…bilenler bilir iktisatçılar orta vade kısa vade uzun vade tanımlamalarıyla cümle kurup konuşmayı çok severler…gereksiz severler…

ve bir gün keynesbir konferansta, lafı don lastiği gibi uzatan ve “uzunnnn vadedeeee” diye cümleler kuran  meslektaşının gözlerinin içine bakarak şunu deyivermiştir kitabın tam ortasından  konuşarak ;

“ dostum o kadar da abartma,
bu kadar telaş yapma....
uzun vadede
hepimiz ölmüş olacağız….”


uzun vadede keynes öldü…mü…
63 yaşındaydı…

uzun vadede eco öldü…mü…
84 yaşındaydı…

uzun vadede  weber öldü…mü...
56 yaşındaydı…

uzun vadede hepimiz öleceğiz tamam…
bazıları bilerek ölecek…
bazıları bilmeyerek…

ve bazıları hiç ama hiç ölmeyecek…

uzun vadede de ölmeyecek…

kısa vadede de ölmeyecek…

ne diyordu umberto eco"sosyal medya hesabınız neden yok?” 
sorusuna verdiği cevapta ;  

“bütün dünyadan 
bir dolu ahmak tarafından 
her dakika 
rahatsız edilmek 
istemiyorum"

ve nasıl geçiyordu dalgasını inceden inceye derslerde  
ahmet güner hoca akıl dolu cümlelerle ; 

       “adama bak, 
biz heybelide 
       her gece mehtaba çıkardık…
diyor…

ulan,  sera  domatesi mi bu , 
heybelide her gece mehtabı 
nerede buluyorsun….”

arayan bulur benim sevgili hocam…
arayan bulur….

( murat örem / 23 şubat 2016 / ankara…)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder