*türkçe'nin yaşadığı "106" ayrı ülkeden günlük "500" tekil ziyaretin yapıldığı yedigünyazıları'ndasınız...
*okurların, ülke / şehir dağılımını sağ alttaki küçük dünyayı tıklayarak görebilirsiniz...
*her cümle "5846" sayılı fikir ve sanat eserleri yasası korumasındadır...
*
fotoğrafları "ekseriyetle" büyütebilirsiniz / murat örem...

14 Şubat 2016 Pazar

eh, gün kapitalizmin pedal çevireceği zaman... devir aşk üfürükçülerinin devri...14 şubat sevgililer günü yalanlarıyla boyanmayan, hakiki sevgileriniz olsun...…



şu internet balçığında
kimbilir ne hakiki şairlerin yazarların düşünürlerin adı 
bezirgan duygu esnafının elinde telef oldu….

can yüceller mi ararsınız,
cemal süreyalar mı,
oğuz ataylar mı,
sabahattin aliler mi…
nazım hikmetler mi…

abuk sabuk cümlelerin altına
at nalı gibi yazıldı bu isimler
sanki,  uyduruk kaydırık yazılanlar
bu isimlerin  dizeleriymiş gibi…

eh, gün ,
kapitalizmin pedal çevireceği zaman...
devir  aşk üfürükçülerinin devri
gün, 14 şubat sevgililer günü…

hazır olun abuk sabuk dizelere…
salya sümük aşk menkıbelerine…

çok yıllar önce
bir dolunayın altında
soğuk mu soğuk  ıpıssız bir yolda
tak diye durunca arabanın motoru
kadın adama şöyle demişti ;
“belki akünün kablosu falan çıkmıştır…bir bak…”

“ben bilmem öyle akünün kutup başını falan, hiç anlamam anlamadığım işe de burnumu sokmam, ararım kaskoyu beklerim çekiciyi…” demişti adam  ve eklemişti “ ama sana bu buzul gecede ve gittikçe soğuyan arabanın içinde telefon edip çağıracağımız çekici gelene kadar nazım hikmet'in ‘ ayın altında kağnılar gidiyordu…’ şiirini ezberden okuyabilirim…”

hakiki şiirlerin ve şairlerin, akülerin kutup başlarını yeneceğini düşünüyordu adam o zamanlar…da....

"bir de böylesini deneyelim bakalım..." diye düşünüyordu belki kadın…

aradan yıllar geçse de,
adam akülerin kutup başlarını hiç sevmedi…
nesneleri eşyaları da…

kadın da muhtemelen şiirleri sevmedi…
ya da sıra gelmedi şiirlere 
arabaların, geniş mutfakların körleştiren ışığından…

ne zaman tüccar aşktan söz etse yanımda birileri
aklıma yannis ritsos’un şu muhteşem şiiri gelir bin yıldır ;

“adam koltuğa oturmuştu,
konuşuyordu.
kendi sesini dinliyordu. kadın,
saçını düzeltiyordu aynaların karşısında.
kadının saçı boyalıydı.
adamın sesi boyalıydı.
bunu biliyorlardı….”

14 şubat yalanlarıyla boyanmayan sevgileriniz olsun…

( murat örem / 14 şubat 2016 / ankara…)

-fotoğraf / arda erhan örem / temmuz 2015 / İnebolu-




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder