*türkçe'nin yaşadığı "106" ayrı ülkeden günlük "500" tekil ziyaretin yapıldığı yedigünyazıları'ndasınız...
*okurların, ülke / şehir dağılımını sağ alttaki küçük dünyayı tıklayarak görebilirsiniz...
*her cümle "5846" sayılı fikir ve sanat eserleri yasası korumasındadır...
*
fotoğrafları "ekseriyetle" büyütebilirsiniz / murat örem...

31 Mayıs 2015 Pazar

tahsin bozoğlu başkan hakiki bir ağaçtı…ballı meyve veren bütün ağaçlar gibi bazı çiçekleri ayazda donmuştu çünkü meyve veren her ağaç gibi çok da taşlanmıştı…ama sağ sol demeden susurluk’un efsane başkanı oldu…



        2000’lerin başında İstanbul’da bir genç kız  trafik kazasında ölmüştü… Her gün onlarca kişinin trafikte telef (!)  olduğu bir ülkede,  genç bir kızın  trafik kazasındaki  ölümünün  haber değeri  yoktu…Amma…Bu kez ölen kültür sanat alanında habere giderken hayatını kaybeden stajyer muhabir genç kızdı…Radikal tarzdaki haberleriyle tanınan gazetede çalışırken  bindiği araç kaza yapmıştı ve genç muhabirin araçtan ölüsü çıkmıştı…

        
        Yine 2000’lerin başında bu kez Ankara’da bir genç stajyer gazeteci/öğrenci  trafik kazasında hayatını kaybetti…Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencisiydi genç kız...Dönemin en hararetli tartışmalarının aktörlerinden olmuştu  çünkü başörtülüydü ve  bir başka medya organında çalışıyordu…

         İdeolojik tarafgirliğin keskin olduğu bir yerde bu ölüm de farklı karşılandı…

Türkiye ;  ölülerini de dirileri gibi, sizden bizden onlardan diye ayırmaya maalesef 1970’lerden beri çok idmanlıydı…!!!

    Dönemin Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı olan İletişimbilimci/Siyasetbilimci Profesör Doktor Türker Alkan kazada ölen gepgenç kızın naaşı son kez fakülte bahçesine getirildiğinde öğrencilerin karşısına geçti ve birkaç cümleden oluşan  ders niteliğindeki şu unutulmaz konuşmayı yaptı mealen ; 

         “ Ölümün olduğu yerde her şey susar…

İdeolojiler, önyargılar , aidiyetler susar…

Hangi fikirde olursak olalım , genç kızımızı büyük bir saygıyla uğurlamak için buradayız…Bunun dışında kimin söyleyecek sözü olabilir ki…”
                                                              *****

Artık bedeniyle aramızda olmayan Tahsin Bozoğlu da ölümün olduğu yere gitti... Ama yaşarken daima hayatın içinden aka aka , ürete ürete gitti ölümün olduğu yere…

Susurluk için yeni türküler söyleyerek gitti…
Son ana kadar ağaçlar gibi ayakta durarak gitti…
Susurluk’tan uzakta yaşayan bizlerin bile Başkanı olarak gitti…


Tahsin Bozoğlu , belki yaşarken bir çok fikirsel / ideolojik gerginliğin de içinde oldu ,  azınlıkla / çoğunlukla ters düştü...Ama son noktada Susurluk halkına ve bu ilçenin kültür sanat eğitim hayatına kalıcı , UNUTULMAZ ve anlamlı  hizmetler yaptı…

Belediyeciliğin , kaldırım, kanalizasyon, yol ,  esnaf talebi   şu bu... düzeyine  indirgendiği bir dünyada ,  Susurluk halkının kültür sanat eğitim dünyasına büyük katkılar sağladı Tahsin Bozoğlu...

Ve bu , inanın ki , ne büyük bir nimettir....


Susurluklu gepgenç çocuklar ülkenin sayılı müzik insanlarını, gazetecilerini, düşünce insanlarını , sanat akademisi öğrencilerini Tahsin Bozoğlu’nun ilk kez belediye başkanı olduğu 1989 yılından sonraki dönemde gördü ilçelerinde en çok…

Susurluk halkının ufkuna,  büyük mercekli gözlükler taktı Tahsin Bozoğlu…


İlber Ortaylı Hocanın yıllardır döne döne isyan ede ede anlattığı gibi ne köy gibi doğal ne de kent gibi üreten olamayan yerler misali anlamsız biçimde bir orta karar kasaba olmakta direnen yılların Susurluk’unda,  mevcut ve kireçlenmiş yapıyla çarpışa çarpışa büyük emekler verdi Tahsin Bozoğlu…


Sokaklarında yürüdü Susurluk’un sabahın ayazı gecenin körü demeden…
Olduğu gibi görünüp göründüğü gibi oldu…

Ben bürokratım deyip lacileri çekmek yerine yakası bağrı açık tişörtlerle insanların arasına karıştı…Projeler geliştirdi…

1989 yılında SosyaldemokratHalkçıParti’den belediye başkanı olduğu dönemde ülkenin en yüksek oy oranıyla seçilen ismiydi Tahsin Bozoğlu…Belediye başkanı olduğu ilçede büyük atılımlar yaptığı 1989-1994 yılları arasındaki dönemde de daha kırklı yaşlarına bile gelmemişti…

Susurluk’un yolları , insanları en çok  Tahsin Bozoğlu’nun  döneminde gördü dört başı mamur biçimde paket taşlarını, kaldırımları, kültürel etkinlikleri, gönülden destek verilerek  bakıma giren camileri, okulları…


Bütün faniler gibi elbette Tahsin Bozoğlu da hatalar yapmıştır…Belki büyük hatalar da yapmıştır veya kimilerine incir çekirdeğini doldurmuyor görünen hatalar bazıları için affedilmez niteliktedir…Bilemeyiz…


Bildiğimiz şudur ama ; 

Tahsin Bozoğlu sahici bir politikacıydı…İdeolojilerin esiri olmamıştı…Kendisi sol bir partiden geldiği halde tarihsel olarak genellikle hep merkez sağa yaslanan bir ilçe olan Susurlukta,   kendi fikirlerinden de geri adım atmayarak, hemen her siyasi kesimle yapıcı ilişkiler kurmuştu ve sonuç da almıştı…


Şimdi Tahsin Bozoğlu’nu da tarihin tanıklığına bırakma zamanı…

Şimdi Tahsin Bozoğlu için de emeklerinin kıymetini bilen hakkını teslim eden cümleler kurma zamanı…


Türkiye , hangi siyasi gelenekten gelirse gelsin, üreten ve çalışanın yanında olan insanlarının kıymetini bildikçe,  daha da güzel bir ülke olacak…



Yeri ve zamanı geldiğinde farklı yazılarda kendisinden içtenlikle söz ettiğim İbrahim Balkan  da doksan yıla yaklaşan ömrü boyunca hiç sol bir partiye / politikacıya  oy vermemişti ama çok sever , takdir ederdi Tahsin Bozoğlu'nun hizmet anlayışını ve üreten tarafını...Daima paylaşırdı benimle de bu görüşlerini...Ben de severdim Tahsin Bozoğlu'nun gözü kara, üreten, kararlı , halkçı ve insana yakın tarafını bin yıldır Susurluktan uzaklarda yaşasam da..

Susurluk’a  büyük emekler veren
Tahsin Bozoğlu’nun
anısı ve emekleri önünde ,
uzaklardaki bir  susurluklu olarak
saygıyla eğilerek…

( murat örem / 31 mayıs 2015 / ankara…)

-fotoğraf / susurluklu gençler Tahsin Bozoğlu döneminde bir panel sonrasında 1989-
-hakan yılmaz , hüseyin arslan, ertan öztürk, murat örem, gazeteci necdet şen..-



        
        

7 yorum:

  1. Sevgili oğlum,Yazlıktayız her yıl olduğu gibi tlf.umuz yine arızalıydı.Yaptırıncaya kadar Telkomu 7-8 kez arayarak zor da olsa tlf.u açtırdık.2 gün de TTNet için bekledik.O nedenle yorumum gecikti.Taraflı olduğu halde tarafsız davranmaya gayret gösteren,kültür sanata değer veren KOCA BAŞKAN TAHSİN BOZOĞLU'nu bu kısa yazında ne güzel anlatmışsın kalemine ve aklına sağlık.Sevgiler KOCA BAŞKAN RAHAT UYU. Taşkın Örem.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumundan yola çıkarak şunu diyeyim bir de ; Evet taraflıydı Tahsin Bozoğlu...İnsandan , emekten , kültürden , haktan , hukuktan, sevdadan yana ağır basıyordu terazisi...

      Acelesi vardı....

      ODTÜ için Kemal Kurdaş kimse , İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi için Tarık Zafer Tunaya kimse, Susurluk için de Tahsin Bozoğlu da o gruptandır...

      Göreceğiz bakalım bundan sonra hep birlikte, Susurluk'un ne kadar kadir kıymet bileceğine...Tahsin Bozoğlu'nu nasıl sahipleneceğini...

      Selam saygı hürmet ve merhabayla...

      murat örem...

      Sil
    2. Ben siyasal görüşü konusunda taraflılığından söz ettim.Susurluk'a Hizmetleri unutulamaz.Susurluk'un sokakları onun sayesinde parke taşı gördü.Çamurlu ve yamuk yumuk sokaklardan onun sayesinde kurtuldu.1969 dan beri Susurluk'tayım,En iyi hizmetleri ve kültür sanat etkinliklerini onun sayesinde gördük.İnşaallah Susurluk Halkı O'nu unutmayacak. Taşkın Örem.

      Sil
  2. Allah razı olsun kardeşim...
    Üzüntümüz büyük.

    Tahsin Bozoğlu'nu ne güzel anlatmışsın.
    Gerçekten de öyleydi.

    Herkesle ama herkesle, sağcısıyla solcusuyla, genciyle yaşlısıyla herkesle barışıktı.
    Deliyle deli, çocukla çocuk olurdu.
    Güzel insandı Tahsin Başkan.

    Güzel anılacak her zaman.

    Allah rahmet eylesin, Mekanı Cennet olsun Tahsin başkanın.
    Selam ve sevgilerimle...

    Serdar Topraktepe / Susurluk

    YanıtlaSil
    Yanıtlar

    1. Serdarım ,

      Bu haftaki Kardeş Gazetesi'ndeki Tahsin Bozoğlu konulu yazına da teşekkür ederek..
      Selamlar...

      murat örem

      Sil
  3. İNSAN! için ve MEMLEKETİ! için severek isteyerek gönülden çalışan tüm değerli kayıplarımıza Allah rahmet eylesin. Ne güzel bir Susurluk vardı zamanımızda ne güzel eğlenceler partiler yapardık o güzel ağaçlarla süslü güzelim parkımızda; fotoğraftaki tahta masa ve sandalyeler ne anılar barındırıyordu içlerinde nelere şahitlik ettik. Gülümseyerek hatırladığım Susurluk ve yeri doldurulamayan Tahsin Başkan...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sevgili funda

      ne güzel ve ne buruk özetlemişsin elimizden kayıp gidenleri...insanlar, mekanlar giderken anıları da alıp götürdüler....

      herkesin herkese, her yerin her yere benzediği renksiz kokusuz sası tadı olan bir gerçeklik kaldı elimizde...

      durum bu...
      biz de oyalanıyoruz artık geçmiş bahar mimozalarıyla...

      selamlar...

      murat....

      Sil