*toplamda "105" ayrı ülkeden günlük ortalama "500" tekil ziyaretin yapıldığı yedigünyazıları'ndasınız
*her cümle "5846" sayılı fikir ve sanat eserleri yasası korumasındadır
*
fotoğrafları "ekseriyetle" büyütebilirsiniz / murat örem...

27 Mart 2014 Perşembe

belgin doruk ; " yaredir sinede eski sevgili..."


        Türk edebiyatında emektarlığının  yanında vefa denince de akla gelen ilk isim olan  Selim İleri ,  Karakter Oyuncularının Anısına’  başlıklı yazısında, Türk sinemasının isimli ve isimsiz kahramanları için şunları söylemişti uzun zaman önceki yazısının farklı yerlerinde ;

Belgin Doruk  Hanım'ı hatırladım, içim sızladı. Kar Yağıyor Hayatıma kitabımda  Belgin Doruk'u dilim döndüğünce anlattım. (..)Belgin Doruk dendi mi, Türk sinemasının ben yaştaki seyircileri elbette Küçük hanımefendi dizisini, Küçükhanımefendi'nin Şoförü'nü, sonra Avrupa'da çevrilmiş o filmleri hatırlar. O kadar sıcak, sevimli bu salon komedilerinde Sadri Alışıkların, Şaziye Moralların, Nubar Terziyanların, Dursune Şirinlerin payları, başarıları nasıl unutulabilir?!"

Belgin Doruk,  bir 26 Mart gününde , geride kalanlara hoşçakalın dediğinde bundan tam 19  sene önceydi ve yıl 1995’ti...

Belgin Doruk aradan geçen onca yıla rağmen özellikle belirli yaş grubundakiler için bugün de bir marka ve fenomendir Türk sinemasında...

Öldüğünde altmışlı yaşlarına bile gelmemişti Belgin Doruk ama rol aldığı filmlerin sayısı yaşının çok çok  üstündeydi... Gençliğinde çok güzel bir kız olan Belgin Doruk sinemaya güzellik yarışmasıyla adım atmış ve Yeşil Köşkün Lambası filmi bir dönüm noktası olmuştu...

Bir başka efsane isim Zeki Müren’le de bir çok filmde başrol oynadı Belgin Doruk...Tanju Gürsu’yla olan rol arkadaşlığının ardından özellikle Ayhan Işık’la çevirdikleri 'Küçük Hanımefendi' serisi Belgin Doruk için yeni bir dönemin habercisiydi...

Toplumun önüne çıkan bir çok isimde olduğu gibi Belgin Doruk’un hayatında da ‘dışı seni yakar içi beni yakar’ deyimini çağrıştıran iniş çıkışlar, gelgitler, hayal kırıklıkları, dramlar vardı elbette...

Güzelliği, oynadığı filmlerdeki aktrisliği,  yanağındaki gamzesi ve magazin gündeminden düşmeyen hayatıyla Belgin Doruk için bugün bile çok  şey söylenip  yazılabilir...

Hatta Belgin Doruk’un yaşamı ve rol aldığı filmleri  sinema tekniği, senaryo, oyunculuk ve masalsılık açısından eleştirilebilir.

Ancak bunların hiçbiri
Türk sinemasındaki  Belgin Doruk gerçeğinin üstünü örtemez...
Belgin Doruk ismini silemez...

Çünkü bir çok ünlü isim gibi Belgin Doruk da  özellikle 1960’lar ve 70’ler  Türkiyesine tutulmuş projektörün  aynadan ve  sinema tarihimizden yansımasıdır...

Veee,
içinde  Belgin Doruk’un olmadığı
Türk sinema tarihi de
asla ve kat’a yazılmaz , yazılamaz...

         ( murat örem / 27 mart 2014 / ankara...) 

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder