*türkçe'nin yaşadığı "106" ayrı ülkeden günlük "500" tekil ziyaretin yapıldığı yedigünyazıları'ndasınız...
*okurların, ülke / şehir dağılımını sağ alttaki küçük dünyayı tıklayarak görebilirsiniz...
*her cümle "5846" sayılı fikir ve sanat eserleri yasası korumasındadır...
*
fotoğrafları "ekseriyetle" büyütebilirsiniz / murat örem...

12 Ağustos 2015 Çarşamba

“frenlerine güvenme “ demiş babam taşkın hoca bana onlarca yılın tecrübesiyle…şu dünyada geçirdiği yüzlerce ayın güngörmüşlüğüyle…



daha bir ay bile geçmedi aradan…
üç günlüğüne yazlıktayız arda’yla…

20 kilometre ötedeki şehre inmişiz
babam taşkın hocayla

apar topar şehre inmişiz çünkü
kul sıkışmış, hızır imdada yetişmiş…
kul evlatmış, hızır da anne babaymış…
       hızır, müjgan hocanımla taşkın hocaymış...

bankalara girip çıkmışız
paralar alıp paralar vermişiz bankalarda…
işimiz bitmiş…

güneş tam tepedeyken
dönüyoruz şehirden
baba oğul yazlığa…

kalabalığın içinden geçerken  arabayla
otururken direksiyon koltuğunda ben
şak diye fren yapmışım bir ara….

“frenlerine güvenme “
demiş babam taşkın hoca bana
onlarca yılın tecrübesiyle…
şu dünyada geçirdiği
yüzlerce ayın  
güngörmüşlüğüyle…

daha lafı havadayken
taşkın hocanın
cevabını vermişim ben de
her zamanki densiz aculluğumla;

“ iyi de baba ;
frene güvenme…
kilide güvenme…
kapıya güvenme…
insana güvenme…

peki
neye güveneceğiz
biz bu dünyada…”

muhtemelen
“şu depdeli oğlana niye laf yetiştireyim”
demiştir  taşkın hoca…

çekmiştir içinden kocaman
“allahümme sabirin….”

oysa ben de biliyorum ;
frenlerine güvenmeyeceksin…
kilidine güvenmeyeceksin…
aklına güvenmeyeceksin…
kelimelere güvenmeyeceksin…
insana hiç güvenmeyeceksin…!!!

ama ben de biliyorum;
yine de en çok insana güveneceksin…

başka çaren yok …
önce insana güveneceksin…
sonra yine insana güveneceksin…

aldanacağını bilsen de
yanılacağını bilsen de
insanlığına güveneceksin…

bugün ölen tarık dursun k.  da 
önce insana güvenenlerdendi…

babasının daha küçücükken
terkettiği bir evlat olarak
yine de en çok
insana güvenenlerdendi…

bu yüzden yazmıştı
“bağışla onları…” romanını…
bu yüzden yazmıştı
“imbatla dol kalbim…”  kitabını…

kalbi ege’de kalan o güzel adam
tarık dursun kakınç’ın da bindiği
o sessiz gemiye 
saygıyla saygıyla saygıyla
el sallayarak…

( murat örem / 12 ağustos 2015 / ankara…)
-fotoğraf / arda erhan örem / kastamonu- cide yolu virajları/2015-


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder