*toplamda "105" ayrı ülkeden günlük ortalama "500" tekil ziyaretin yapıldığı yedigünyazıları'ndasınız
*her cümle "5846" sayılı fikir ve sanat eserleri yasası korumasındadır
*
fotoğrafları "ekseriyetle" büyütebilirsiniz / murat örem...

22 Nisan 2014 Salı

" ...biz bu kadar eğilmezdik ; çocuklar olmasaydı..."


“Çarşılarda bir şey
Biz pek aramazdık çocuklar olmasaydı.
Kasaplarda manavlarda bazı yorgun kadınlar
Hep de tenha saatleri seçerler
Sonra yavaş bir sesle
Çocuk için,  hasta , kaç gündür yemiyor...
Biraz et biraz meyva isterler....”

Bu dizeler, Selim İleri’nin tanımlamasıyla Türk edebiyatının Kırık İnceliklerinin Şairi  Behçet Necatigil’in,  Çocuklar   isimli şiirine ait...

İçinde çocuk sözcüğünün geçtiği birçok kavram günlük hayatımız içinde sıklıkla kulaklarımızda.  Çocuk işçiler, çocuk hakları, çocuk istismarı, çocuk edebiyatı, çocuk filmi, çocuk esirgeme kurumu, çocuk aklı gibi...

Eflatun’un / Platon’un tarihte ısrarla savunduğu yaklaşıma göre çocukların yalnızca ailelere ait olmadığı hatta devlet’e ait olduğu fikri her dönem tartışılmıştır...

Zaman geçtikçe çocukluk ve çocuk kavramlarına yaklaşımlar da gün gün değişiyor...Eskilerin ana erkil, ata erkil aile yapısından çıkıp Çocuk Erkil bir düzene doğru yol aldığımızı söyleyenler de var ve bu söylediklerinde büyük haklılık payları da var...

Çocuğun evin içindeki herhangi bir eşya gibi görüldüğü  ve  fikrinin hiç sorulmadığı  günlerden , her şeye çocukların hakim olduğu bir aile ve toplum yapısına  savrulmak da,  ifratla tefrit arasında gidip gelmenin çelişkilerini barındırıyor....

Çocuk ve çocukluk kavramları üzerinde çok farklı şeyler söylemek mümkün...Elbette değişen koşullarla birlikte çocuklara, çocuklarımıza yaklaşımlarımızda  farklılıkların olması da anlaşılabilir...Ancak yine de çocuklara sonsuz bir rahatlık ve özgürlük duygusu verirken, onlara sorumluluklarını  hatırlatmayan anne babalar,  uzun vadede en büyük kötülüğü çocuklarına yapıyorlar...

Bir de tabi çocuklara daha büyük ve somut kötülük yapanlar var...
Silahları , savaşları , ölümleri kutsayıp , hayatı unutanlar var...

Hani şair Edip Cansever ne demişti :

“ Gökyüzü gibi şu çocukluk,  hiçbir yere gitmiyor....”

Yazının başında ilk dizelerini aktardığımız Çocuklar isimli hüzünlü şiirinin son dizelerinde Hocaların Hocası Behçet Necatigil  de  şunları diyor:

“Sevdiği bir reçeli gün aşırı yalnız ona
Kaşıklarla beraber büyür bir üzüntü
Yağların şekerlerin çayların
Uykularda bile bitiyorsa
Annelere düşündürdüğü.
İnsanlara tezgahlara kağıtlara kolaydı
Biz bu kadar eğilmezdik çocuklar olmasaydı.....”

                        ( murat örem / 22 nisan 2014 / ankara...)


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder