*türkçe'nin yaşadığı "107" ayrı ülkeden günlük "500" tekil ziyaretin yapıldığı yedigünyazıları'ndasınız...
*okurların, ülke / şehir dağılımını sağ alttaki küçük dünyayı tıklayarak görebilirsiniz...
*her cümle "5846" sayılı fikir ve sanat eserleri yasası korumasındadır...
*
fotoğrafları "ekseriyetle" büyütebilirsiniz / murat örem...

3 Şubat 2014 Pazartesi

cüce şubat'ta dev kayıplar; abdi ipekçi , barış manço , cem karaca...


Eskiler,  Şubat ayına güccük şubat, cüce şubat da derlermiş,  diğer aylardan daha kısa çektiği için...

Şubat ayı  güccük , cüce ama onun bu durumu farklı isimlerin dünyadaki konukluğunun sona ermesine engel olmamış  ne yazık ki...

Yaşı yetenler hatırlar;
ülkenin gazetecilik tarihinde önce  prensipleriyle, bir haberi en az iki yerden doğrulatmadan kesinlikle yayınlamamasıyla ve  objektifliğiyle  anılan Abdi İpekçi öldürüldüğünde 1979 yılının 1 Şubat’ıydı...

Türk Basın Tarihi'nde, görevi başında öldürülen genel yayın yönetmenlerinin maalesef ne ilki ne de sonuncusu olan Abdi İpekçi’nin 1979’daki ölümünün ardından  tam tamına 20 yıl geçip  tarih 1 Şubat 1999 olduğunda,   bu kez de anadolu müziğinin unutulmaz ismi Barış Manço’yu almıştı aramızdan cüce şubat...

Dizeleri, besteleri, sesi, dervişan duruş ve söylemiyle yediden yetmiş yedinin gönlüne seslenmiş biriydi Barış Manço...

“Yıllar geçer güz yaz olur
Barış bir gün toprak olur
Sil gözyaşın
durma ha durma…” 

demiş  biriydi de....

Barış Manço’nun gençlik yıllarına denk gelen 1960’lar müzikte de arayışların yaşandığı  dönemdi…Sonraki yıllarda Anadolu Rock veya Anadolu Pop adıyla tanımlanacak akıma  en büyük emeği vermiş isimlerin başında gelecekti 1960’ların genç Barış Manço’su...
Müziğinin yanında,  her gruptan insanla  ve özellikle çocuklarla çok yakın ilişki kurabilmiş biriydi Barış Manço...20. yüzyılın  hırslarından, zaaflarından, nefsinden arınmış bir derviş vardı sanki karşınızda...

1960’lardan itibaren  Barış Manço’nun farklı giyim kuşamını bile kolayca kabullenen toplum,  onun 1990’larda yerel yönetici olmak için siyasete atılmasını duygusal  olarak reddetmişti ama...

Barış Manço,  herkesindi çünkü...

Aynı cüce şubat’ın aramızdan aldığı bir başka efsane de Cem Karaca oldu...Barış Manço’nun ölümünün üzerinden 5 yıl geçti ve bu kez de cüce şubat Cem Karaca’ya kırptı gözünü,  yanına almak için....

Cem Karaca öldüğünde de tarih 8 Şubat 2004’tü...

Cem Karaca ve Barış Manço yaşadıkları dönemde ülkelerinin çok keskin biçimde  kamplaşmasından etkilenerek zaman zaman gergin bir ilişki içinde olsalar da , bir çok noktada müzik onları yanyana getirmiş,  dahası ömürlerinin son yıllarında aynı sahnede aynı türküyü söylemişlerdi birbirlerinin gözlerinin içine bakarak...

         Barış Manço da
         Cem Karaca da
         Anadolu müzik tarihinin unutulmazlarındandır bugün...
         Yarınlara kesinlikle kalacak isimlerdendir...

         Bu vesileyle hatırlamak hatırlatmak, sevgi ve saygıyla anmak  istedik bir kez daha Abdi İpekçi’yi, Barış Manço’yu ve Cem Karaca’yı...
          
          ( murat örem / 03 şubat 2014 / ankara...) 



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder