*türkçe'nin yaşadığı "107" ayrı ülkeden günlük "500" tekil ziyaretin yapıldığı yedigünyazıları'ndasınız...
*okurların, ülke / şehir dağılımını sağ alttaki küçük dünyayı tıklayarak görebilirsiniz...
*her cümle "5846" sayılı fikir ve sanat eserleri yasası korumasındadır...
*
fotoğrafları "ekseriyetle" büyütebilirsiniz / murat örem...

26 Şubat 2014 Çarşamba

“Öldünüz mü ölmediniz mi, siz onu söyleyin!”

Aşağıda bir yazı var…
Zaten bu blogda yalnızca yazı var…

Aşağıda bir yazı var….
Zaten bu blogda yalnızca insan var…

Aşağıda bir yazı var…

Galiba  bu hayatta  biz insanevladıinsanlar  için
En çok ölüm var…

Herkesin her şeyi  kinayelerle ima ettiği bir çağda
Herkesin herkesten kuşkulandığı  şizofrenik zamanlarda ;
Ölüm hala var…

Kah kalp krizi olarak var
Kah beyin kanaması olarak var
Kah yengeç / kanser olarak var…
Kah trafik kazası olarak var…

Aşağıdaki hakiki yazı, 
kardeşim  Ayşın Örem Alptekinoğlu imzalı…

Ayşın bu cümleleri  , uzun yıllar boyunca aynı işyerinde çalışırken  gülen yüzüyle  her daim selamlaştığı  ve hemen hepimiz gibi ekmek parasının  peşinde koşan bir orta yaşlı adamın,  üç beş gün önce,   kucağındaki bisküvi kolisiyle  merdivenlere yığılışının haberini aldıktan sonra yazmış…

Ayşın bu yazıyı , ölümün kara  kuzgunu alıcı kuş gibi avını pençeledikten sonra yazmış…

Ayşın bu cümleleri özünden ve gözünden ağlayarak yazmış…

“Hayatın hepimize sunulmuş bir armağan olduğunu….” unutmadan, tekrar tekrar okuyun derim…

( murat örem / 26 şubat 2014 / ankara….)

                ***************
“Öldünüz mü ölmediniz mi, siz onu söyleyin!”

Siz öldünüz mü canım? 
Öyle sessiz sedasız, bana haber vermeden, çekip gittiniz mi yani?
Bir vakitler cümlelerinizi -bizzat siz kendiniz kurarken-“Severim, sevmem” diye bitirirken, “Severdi, sevmezdi” diye mi anlatıyorlar sizi.
Hiç utanmıyorlar!
Utanmaz onlar, boşuna beklemeyin!

İnsan yalnızca, sokağa tükürenler, sümkürenler, trafikte sinyal vermeden arabayı önünüze kıranlar adına utanmıyor işte. Kitap sayfası çevirir gibi yaşıyor herkes hayatı.
Benim gibi aynı kitabı dönüp dönüp, altını çize çize okuyan aptal insan çok değil! Size zahmet, yakın çevrenize söyleyiverin, paniğe kapılmasınlar.

Çok rica ederim, lafa tutmayın beni,  öldünüz mü ölmediniz mi,siz onu söyleyin.

“Ölüyüm” diyeceksiniz, o kadar.”
“Ö-lü-yüm!”
Bunu söylemek için dilbilgisi filan bilmek gerekmiyor. Topu-topu 5 harf bilmeniz yeterli. Yo, matematik biliyorum. “Ölüyüm” de, 6 harf var!”, farkındayım. “Ölüyüm” de 2 tane ü harfi var AMA! Bağırmadan konuşun benimle, sizi gayet iyi duyabiliyorum. Sesinizi yükseltmeyin! İnsanlığınıza hürmeten susuyorum. Bağırmayın dedim size. Ba-ğır-ma-yın!

Öldünüz mü ölmediniz mi, siz onu söyleyin!
Ölüler gömlek giyemez, biliyor musunuz! Limon sarısı gömleğiniz bugün de idare ederdi. Attınız mı kirliliğe yoksa? Karınız dırdırlanırsa “Ne çok kirletiyorsun, her her gün yeni gömlek!” diye, gözünün ta içine bakın.

Susar o merak etmeyin. 
Ölüler kimsenin gözünün içine bakamaz çünkü.
Çok yorulunca,- kalbi 250 filan atarken koşturmaktan- sadece çekenin anladığı-“of!”da diyemez Siz çektiniz, ben kulaklarımla duydum.  İnanmayan gitsin mezarlığa. Çıt çıkmadı gördünüz mü?

Sabrım tükeniyor ama artık, bir bakın da söyleyin!
Öldünüz mü?
Daha kaç defa daha sormam gerekecek size.

Kızmadım. Yemin ederim kızmadım size. Bağırmadım, sesim gür benim. Kardeşler içinde “döver gibi konuşan” ım ben. Annem öyle der.
Şimdi bu döver gibi konuşan ses ziyan mı olsun.

Bakın tekrar soruyorum güzelce hem de hiç sinirlenmeden;
“Öldünüz mü?”
  Duyamadım!
“Duyamadım!” dedim size,
“ Duyamadım!!!”

( Ayşın Alptekinoğlu / şubat 2014 / ankara…)

     - fotoğraf / umur örsan örem / 2013 -











6 yorum:

  1. Bir Edip Cansever şiiri okur gibi bir çırpıda okudum yazıyı. Çok dokunaklı bir yazı olmuş, içime işledi. Kardeşinizin ellerine sağlık. Özünden ve gözünden yazmış dediğiniz gibi. Kendisine selamlarımı iletin. Sevgiler.

    YanıtlaSil
  2. Değerli Alkım ;

    Ayşın, usta bir kalemdir...
    Hakiki bir kalem ve kardeştir de...
    Bir başka usta kalemin selamını elbette mutluluk duyarak ileteceğim kardeşime...
    Çok sevgi çok selam...

    murat örem...

    YanıtlaSil
  3. Sevgili Alkım,
    NegüzeldemişsiniZ! Sizden böyle cümleler duyunca bugün istediğim kadar şımarabilirim demek ki! Selamınızı aldım, baş ucuma koydum! Çok iyi ettim hem de!
    Sevgili Ağbim,
    Ağbi, en hasından olunca, kardeşi de has'a yakın oluyor!
    Öperim ellerinden!
    Ayşın

    YanıtlaSil
  4. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  5. Sevgili Ayşın,
    Bence rahatlıkla şımarabilirsiniz, hakkınız :) Ve umarım ara ara buraya konuk olursunuz yine. Bence siz hiç durmayıp öykü yazmalısınız. Diliniz öykü diline çok yakın geldi bana.
    İkinize de selam ve sevgilerimle.

    YanıtlaSil
  6. Sevgili Alkım,
    Adımı doğru yazdığınız için, bugün de şımarmaya devam edeceği haberiniz olsun:)
    Güzeeeeel cümleleriniz için pek çok teşekkür ederim.
    Sevgiler.
    Ayşın

    YanıtlaSil