*toplamda "105" ayrı ülkeden günlük ortalama "500" tekil ziyaretin yapıldığı yedigünyazıları'ndasınız
*her cümle "5846" sayılı fikir ve sanat eserleri yasası korumasındadır
*
fotoğrafları "ekseriyetle" büyütebilirsiniz / murat örem...

15 Şubat 2015 Pazar

bir toplum, şiddete teslim olur şiddeti kutsarsa, o toplumda insana ve hayata her an şiddet olur…




her gün onlarca televizyon kanalında
kimin eli kimin cebinde  dizileri maaile izleniyorsa…

milyonlar  düşünmeden kaçıyorsa…
fikir yürütmek  ve kendini  ifade etmek  temel  değilse…

adına medya denen kuyuda
kadınlara ayrı
erkeklere ayrı
çocuklara gençlere apayrı
yavanın yavanı
basitin basiti
rezilin rezili
hayat reçeteleri sunuluyorsa…

çocukluk,  korku denizinde yaşanıyorsa
kadınlık riya üzerine bina ediliyorsa
erkeklik  kaba güç ve iktidar diye tanımlanıyorsa…

o toplum hastadır…

o toplumda yalnızca kadına şiddet yoktur…
o  toplum şiddete teslim olmuş,
şiddeti kutsamış bir toplumdur…

o toplumda  insana ve hayata  her an şiddet vardır…

bir çocuğu sevgisizlikle terbiye etmek de şiddettir…
bir erkeği en ihtiyaç duyulan zamanda yalnız bırakmak da şiddettir…
bir öğrenciyi disiplinle korkutmak da şiddettir…
bir kadını en şuursuz halinde istismar etmek de şiddettir…

şiddet o toplumun genlerinde vardır…
şiddet o toplumun dna’sına mühürlüdür…

okumayan öğrenmeyen düşünmeyen toplumlarda
şiddet bin kılıkla gelir insanın üstüne….

ahde vefayı unutmak da şiddettir…
bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın demek de şiddettir…
köprüyü geçene .....  demek de şiddettir…

bir evin içinde ben anayım diye diye onlarca yıl yaşayıp hiçbir çözüme kafa yormamak, akıl fikir gerektiren işlerde ben anlamam diyerek sıyrılmak  ve sonra her fırsatta bana karışmayın demek de şiddettir…

kadını yalnızca evin içine hapsetmek de şiddettir…bir ömür boyu çırpınan adamlara bunca kitabı okudun da ne oldu diye boyundan büyük cümleler kurmak da  şiddettir…

bir toplumda erkeği ve erkekliği her fırsatta abartılı biçimde kutsayıp o erkeğin çocukluğu dahil kaba emek gerektiren bütün işlerde sırtını sıvazlayıp öne sürdükten ve yıllar içinde ondan yalnızca bedenini kullanan bir canlı  türü !!! yarattıktan sonra  incelik bulamadığında “ama sen de duygusuzsun”  demek de şiddettir…

siyasi arenada farklı düşünenleri hasım ilan etmek de şiddettir…

ben bireyim diye diye içi boş laflar edip karşı tarafı tahrik etmek de şiddettir…

hak etmediğin parayı makamı işi arsızca talep etmek de şiddettir…

gepgenç insanları üniversite kapılarına yığmak , bir işe yaramayacak bölümler açıp onları oyalamak da şiddettir…

emir vardır mütalaa yoktur demek de şiddettir…

edilen bir cümlenin başını kıçını kırparak sağa sola çarpıtarak aktarmak ve ben çok mağdurum diye diye her fırsatta zırıl zırıl ağlamak da şiddettir….

yorgun argın eve gelen bir babayı ,  kadın olsun erkek olsun çocuk olsun mahkeme duvarı gibi bir suratla karşılamak da şiddettir…

beş para etmez dizileri çocuklarla birlikte izlemek de şiddettir….

birilerinin hayatında kötü giden bir şeyler olduğunda hemen bir taraf seçip diğer tarafı itin bilmemneresine sokmak da şiddettir…

işyerlerinde elinde küçücük bir yetki olanların diğerlerine takındıkları burnu büyük tavırlar da şiddettir…

böyle böyle onlarca yüzlerce binlerce  cümle yazabiliriz…

bütün bu meseleleri  bugün çözmeye karar verdik desek bile tüm bu zavallılıkları aşmamız en az elli yıldır…

çünkü bunlar kanun maddeleriyle çözülecek konular değildir…

bir kanun maddesinin içine  
bir bardak çayı sevdiğinize güler yüzle verin, 
çocuğunuza aldığınız sütü  diyet ödete ödete  
 burnundan getirmeyin… 
cümlelerini yazamazsınız çünkü…

bunlar insanı tavırlardır ve insan olanlar öğrenmeye meyillidirler….

toplumlar kişilerden oluşur…
kişilerin toplamıdır ….

ve bir toplumda kişiler kişiliklerinin içini doldurmak için büyük çabalar harcamak yerine menfaat şebekeleri gibi çalışırsa,  o toplum topluluk olmaktan öteye geçemez…

ve bu durum kadına tecavüz edenin bilmemneresi kesilsin diyerek
ve bu durum kısasa kısas diye haykırarak
ve bu durum afili cümleler kurarak aşılacak değildir…

aşılamaz…
aşılamayacaktır da…

daha çoookkk
özgecanlar ölecek…
neslicanlar doğacak…
sonra berkecanlar neslicanlara yan bakınca
büyük kalabalıklar haykıracak…
ama hiçbir şey değişmeyecektir…

 toplumda yalnızca kadına şiddet yoktur…
 toplum şiddete teslim olmuş,
şiddeti kutsamış bir toplumdur…
 toplumda  insana ve hayata  her an şiddet vardır…

bu durumun değişmesi için
hayata ve kadın erkek demeden insana baktığınız yerin
değişmesi gerekecektir çünkü…

bu da kimse kusura bakmasın ama 
emek ister çaba ister eğitim ister…
onlarca yıl ister…

ayak parmaklarını ve burnunu karıştıra karıştıra ç
ay yudumlayanların çoğunlukta olduğu,
kadınların adamları yolunacak kaz olarak gördüğü
erkeklerin kadınları bacak arasına indirgediği bir toplumda
hep birlikte silkinilmezse devran böyle dönecektir…

gerçekçilik duygusuzluk değildir diye diye
yeldeğirmenleriyle savaşa savaşa
bizim de üç günlük  ömrümüz bir gün nihayete erecektir…

(  murat örem / 15 şubat 2015 / ankara…)
                      -resim / salvador dali -

2 yorum:

  1. "Şiddetle" okunması gereken bir yazı... Yine, her zamanki gibi ruhunuz dert, şiddet görmesin.

    YanıtlaSil
  2. Değerli Ebru

    Eksik olma...
    Sağol...
    Varol...

    murat örem...

    YanıtlaSil