*toplamda "105" ayrı ülkeden günlük ortalama "500" tekil ziyaretin yapıldığı yedigünyazıları'ndasınız...
*okurların, ülke / şehir dağılımını sağ alttaki küçük dünyayı tıklayarak görebilirsiniz...
*her cümle "5846" sayılı fikir ve sanat eserleri yasası korumasındadır...
*
fotoğrafları "ekseriyetle" büyütebilirsiniz / murat örem...

19 Kasım 2015 Perşembe

arda’yla baba oğul şarkıları söylediğimiz güpgüzel zamanlar…arda’yla artık “kardeşin duysa da duymasa da / eloğlu duyar, elkızı duyar ” dediğimiz muhteşem zamanlar…



ankara’da nasıl ama nasıl  güneşli bir kasım günü…

sokaklarda insanlar…
sokaklarda arabalar…
sokaklarda yapraklar…

yollarda, kaldırımlarda caddelerde ;
arabalar arabalar arabalar…

artık kendinden tiksindiren arabalar…

teneke uygarlığının feriştahı 
allahın belası  dört çekerler,
sekiz iterler, on altı patlarlar…


ankara’da nasıl ama nasıl  güneşli bir kasım günü…

pastaneler dolu…
kaldırımlar dolu…
kahvehaneler dolu….
fastfoodlar (!) dolu….

tunalıhilmi dolu…
kızılay dolu…
sıhhiye dolu…

kitabevleri do…değil…
kitabevleri eh işte…. 

kargodan gelen bir paket…
o paketin içinden çıkan kitaplar…
kırk yıldır var günümde de yok günümde de 
“helali hoş olsun…” diye diye kitaba ödediğim 
tomar tomar paralar…

25 yıllık yolculukta kimseden esirgemediğim emekler
ve aklını vicdanını ferasetini ahde vefasını kaybedenlerin çiğlikleri…

360 koca gündür arda’yla birlikteyken 
duvarların üzerimize üzerimize geldiği kapkara günlerden çıkıp
güneşin apaydınlık doğduğu zamanlar….

arda’yla dolu dolu geçen geceler gündüzler…
arda’yla ürete ürete geçen zamanlar…


arda’yla baba oğul birbirimizi bulduğumuz zamanlar…
arda’yla baba oğul şarkıları söylediğimiz güpgüzel zamanlar….



arda’yla    artık
“kardeşin duysa da duymasa da 
eloğlu  duyar , elkızı duyar”
dediğimiz muhteşem zamanlar…

yıkılmadık,
yıkamadın/ız ,
yıkamayacaksın/ız
dediğimiz  güzel mi güzel  ankaralı zamanlar….


( murat örem / 19 kasım 2015 / ankara…)


3 yorum:

  1. unuttuklarımı anımsattı bana,gölgelerle dolu bir günde..ilk gençliğim karşıma çıktı ve düşlerime sadakatimi sorgulattı.mahçup etti beni bir gitar sesi..acaba söyler mi arda "ver bana düşlerimi"diye..

    YanıtlaSil
  2. değerli adsız;
    siz kim olduğunuzu söylerseniz
    belki arda da "ver bana düşlerimi..." şarkısını söyler...
    teşekkürlerimizle....

    murat örem....

    YanıtlaSil
  3. İnsan, kimi zaman derdi tasayı, kimi zaman acıyı unutmak için “yaslanacak” bir yer arıyor da bulamıyor… Nice sağlam duvarlar, nice ulu çınarlar omuz veremiyor insana! Ancak ne güzeldir ki, başka bir insanın “sesi,” sonsuza dek yaslanılacak, yıkılmaz bir kale olabiliyor
    ona… Ne güzel yakışmış şarkıya “baba oğul” dayanışması… Umarız daha çok şarkı, şiir duyarız bu dayanışmadan…

    Kemal Atalay

    YanıtlaSil