*türkçe'nin yaşadığı "107" ayrı ülkeden günlük "500" tekil ziyaretin yapıldığı yedigünyazıları'ndasınız...
*okurların, ülke / şehir dağılımını sağ alttaki küçük dünyayı tıklayarak görebilirsiniz...
*her cümle "5846" sayılı fikir ve sanat eserleri yasası korumasındadır...
*
fotoğrafları "ekseriyetle" büyütebilirsiniz / murat örem...

6 Kasım 2015 Cuma

hakiki şairdi gülten akın…kısa çöplerin de şairiydi…türkçenin de annesiydi…yüzüne baktığınızda kocaman bir ben görürdünüz karanfile benzettiğiniz…yüzüne baktığınızda çizgiler çizgiler çizgiler görürdünüz anadolunun kahırlı topraklarına benzeyen…



ben  şu anda
yollardan  geçtim de geldim…

yıllar,
üzerimizden geçti de gidiyor…

yollar bitmedi….
bitmeyecek…

yıllar bitmedi…
bitmeyecek..

ama ;
yıllarım…
yılların…
yılları…
yıllarımız…
yıllarınız…
bir gün bitecek….

ömür dediğin de sınırlı çünkü…

türkiyenin yaşayan en büyük şairi
gülten akın’ın ölüm haberini
ankara’dan uzaklarda aldım…

karadeniz’in doğusunda,
kalabalıkların arasında
bir martı uçuyordu tepemizden
bir uzak ses 
“gülten akın ölmüş
cümlesini kurduğunda…

ikimiz de biliyorduk
türk şiiri
türk dili
türkçe
yaşadıkça,

kısa çöplerin uzun çöplerle
hesabı bitmedikçe...
gülten akın’ın ölmeyeceğini…

beş yıldızlı odalar
ve boş yıldızlı hırslar arasında
duyduğumda öldüğünü
gülten akın’ın ,
üzerine çaylar dökülmüş
yeşil koltuklu salonumun içinde
bir gülten akın yazısı yazan halim  ürperdi içimde…

sığmadı aklım kalbime kalbim aklıma
gözümün önünden harfler geçse
ve acımı kimselere sezdirmesem de…

şimdi evimdeyim…
yazımın başındayım…
gülten akın’ın tam karşısındayım…

ne diyordu gülten akın ;

“büyü de
baban sana
acılar alacak
yokluklar alacak
bitmez işsizlikler
açlıklar alacak…”

ne diyordu gülten akın

“ah, kimselerin vakti yok
durup ince şeyleri anlamaya…”

ne diyordu gülten akın ;

“beni sorarsan
kış işte
kalbin elem günleri geldi…”

seksen iki yaşındaydı gülten akın
son günlerinde hastaydı…

anneydi gülten akın…
bir iki üç dört….beş evladı vardı anne olarak…

kısa çöplerin de  gözüpek  şairiydi…
türkçenin de annesiydi gülten akın…

yüzüne baktığınızda
kocaman bir ben görürdünüz
karanfile benzettiğiniz…

yüzüne baktığınızda
çizgiler çizgiler çizgiler görürdünüz
anadolunun kahırlı topraklarına benzeyen…

güzel insandı gülten akın…
hakiki şairdi gülten akın…
türkçenin şairiydi…
türkülerin şairiydi…

şiirlerinden ve ellerinden öptüğüm  şairdi…

gülten akın
öldüğünden beri
türkçenin de üzerine
derin bir yalnızlık çöktü…

( murat örem / 06 kasım 2015 / ankara…) 


3 yorum:

  1. Durup ince şeyleri anlatmaya
    Kimselerin vakti olmasa da
    Okulların kadın öğretmencikleri
    Tatil günlerini çoğaltsalar da
    Kutsal nemiz varsa onun adına
    Gözlerimiz için bağlar dokusalar da
    Birikimler ve çizgiler gitgide gitgide
    Açmaya ilkyaz çiçekleri

    Bir gün birileri öte geçelerden
    Islık çalar yanıt veririz...

    Ellerine sağlık... Hem Gülten Akın'ın, hem senin...

    Filiz A.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumuna , inceliğine, emeğine sağlık senin de...
      sevgi ve saygıyla....

      murat örem....

      Sil
  2. Ne büyük bir şairdi. Uzun çöplerin şairi uzun eserler bıraktı. Unutulmayacak, unutulamayacak şiirler bıraktı.
    Sen de ustaların ustası, şiir tadında yazmışsın. Kalemine sağlık. 🍀

    YanıtlaSil