*toplamda "105" ayrı ülkeden günlük ortalama "500" tekil ziyaretin yapıldığı yedigünyazıları'ndasınız...
*okurların, ülke / şehir dağılımını sağ alttaki küçük dünyayı tıklayarak görebilirsiniz...
*her cümle "5846" sayılı fikir ve sanat eserleri yasası korumasındadır...
*
fotoğrafları "ekseriyetle" büyütebilirsiniz / murat örem...

4 Kasım 2013 Pazartesi

göbeğinin yağını yirim!....




                    Bir dirhem et bin ayıp örtmüyor aslında …
                    Örtmesi gerekmiyor..
                    Çünkü ; iyi görünmek iyi olmaktan daha önemli …
                    
                     2004 yılının nisan ayına  dek  kilolarımla barışık mutlu mutlu yaşıyordum. Yaşamımdaki hareketin hatırı sayılan bölümünde, daktilo tuşlarına  parmaklarımdan yalnızca dördünün  dokunuşu vardı.On parmak yazamıyordum daha çünkü bilgisayar klavyesinden daktiloya terfi ederken bocaladım bir süre…Hal böyleyken de sayfalarca metin yazmak da az iş değildi hani !
                   
                    Yemek çok hareket yok , bu kadar basit ve netti hayat , birçokları gibi benim için de …“Yemek çok” dediğime bakmayın az da yeseniz harcamıyorsanız  eğer ne yerseniz çok geliyor…

                   Yedikçe bel çevrenizi genişleyip sizi zengin gösteren yapı oluşuyor , - bazıları buna “göbek” diyor ne demekse ! – ve aslında bu küremsi yapı sağlığınızdan çalıyor .
                    Az daha benden de çalıyordu. Farkına varmam için küçük bir tahlil ve onun sonucunu gösteren büyük sayılar yetti…
                   
                   Kendisi de büyük büyük beden giyen sevgili doktorum ; “bu gidişle çok sürmez aynı ölçülerde oluruz, kolesterolün izin verirse tabii” deyip bir koşu diyetisyene gidiver deyip, uğurladı beni.
                    Görünüşümün önemi yok ne kadar yaşayacaksam konforlu yaşamalıydım elbette… Konfor dediğimde, öyle altı odalı, dört banyolu, deri kumaş kaplı koltukların, envai çeşit möblenin ve dahi beyaz eşyaların doluştuğu evlerde yaşamı kastetmediğimi biliyorsunuz…

              Gün geçirmeden çiçeği burnunda diyetisyenimin talim ve terbiyesine emanet ettim kendimi; bile isteye ve iradeyle. Tek şartımı ileri sürüp,  “kan değerlerimizi düzeltelim yeter, görünüş hiç derdim değil dedim ve başladık. 
              
            Ölçüm biçimden sonra elime tutuşturduğu talim ve terbiye listesinde, malum kibrit kutusu ve kaşık ölçüsüyle günlük yiyeceklerim ve yapacağım egzersiz listem vardı. Askerde bile tek adım koşmayan ben, pazarlıkla  egzersiz programını günlük sadece bir saatlik yürüyüşe bağladım.
               
       Azimle başladığım serüvene azimle devam ettirdim,çok şükür.Belli periyotlarla yapılan kontrollerin sonuçları  iyiye gittiğimizi  gösteriyordu. Dokuz ay sonunda, değerlerim olması gereken yere gelmiş, habersizce taşıdığım kuzudan da kurtulmuştum. 
Ayrıca belirteyim ki; kiloları kaybetmek pahalıya patladı, kıyafetlerimin tamamı değiştirmek zorunda kaldım, ne yapalım mecbur .
Bu arada öğrendim ki;  yağları yaparken de yakarken de para harcıyorsunuz

              İyi  oldum kilolarımdan kurtulunca, iyi görünmek de güzeldi ama , ne kadar ömrüm varsa geride onu olabildiğince konforlu yani sağlıklı yaşayacaktım. Önce kendime sonra da etrafımdaki güzel insanlara sıkıntı vermeyecektim…

  
             Popüler yaşamın   dayattığı kandırmaca dokuz  sene önce de vardı ama bu kadar baskın değildi … O günlerde iyi olmak adına yaptığım bugün “iyi görünmek” için yapmam gerektiğini söyleniyor…
Şimdilerdeyse yediden yetmişe herkese “iyi görün” emri veriliyor:
                    tüket iyi görün,
                    tüket çok ye, spor salonuna koş,
                    tüket hoş görün bıçak altına yat, estetik ol, kozmetik kullan,
                    tüket yok etsen de kendini , daha çok para harca….
                    tüket kendini …
           
      insan olmanın hiçbir önemi yok be kardeşim, yeter ki tüket “göbeğinin yağını yirim senin”, diyor…

(murat altunkaynak/ 4 kasım 2013 / ankara)


2 yorum:

  1. Eline sağlık,bizim gibi şişmanlar için uyarı mı?Tavsiye mi?Selamlar. Taşkın Örem

    YanıtlaSil
  2. Çok teşekkür ederim, sağolun hocam...İstiyoruz ki sevdiklerimiz daha çok bizimle olsunlar...Tavsiye ya da uyarıda bulunmak haddim değil..Ellerinizden öpüyorum . murat altunkaynak

    YanıtlaSil