*türkçe'nin yaşadığı "106" ayrı ülkeden günlük "500" tekil ziyaretin yapıldığı yedigünyazıları'ndasınız...
*okurların, ülke / şehir dağılımını sağ alttaki küçük dünyayı tıklayarak görebilirsiniz...
*her cümle "5846" sayılı fikir ve sanat eserleri yasası korumasındadır...
*
fotoğrafları "ekseriyetle" büyütebilirsiniz / murat örem...

22 Ekim 2013 Salı

“Bu olmaz , arkadaşlarım beğenmez anne!...”



         Yukarıdaki başlık film repliği ya da ekranlarda bir görülüp bir kaybolan sabun köpüğü dizi adlarından   değil…

Hayatın ta içinden, hayatın tam da ortasından…

Dört bilemedin beş yaşında hanımefendinin,  kan ter içinde kendisine ayakkabı beğendirmeye çabalayan annesine, teyzesine söylediği anlamlı(!) sözdür bu…

Tüketim kültürü öylesine yer etmiş ki ;  daha tek haneli yaşındayken, daha kendi adını doğru söyleyemezken gösterişi öğrenen, başkasının beğenip beğenmeyeceğini kendine dert eden zihinler ileride nasıl bireyler olacaklar?

Neden mutlu olup,
neye üzülecekler,
hangi değer yargılarına sahip olacaklar?
            Evde anne babanın, okulda öğretmenin öğrettiği / öğretemediği nedir acaba?

Şımarmak, şımartılmak bir noktaya kadar belki kabul edilebilir, sevginin çoğu da şımartır biliriz ama bu başka bir şey…

“Arkadaşlarım beğenmez anne!..”

Beğenmek, ne zaman kendimiz için beğeneceğiz…

Kadınların, -ki hepsi güzeldir bazıları daha güzel ve de özeldir- yaratılışlarından gelen, genetik miras gibi beğenilmek arzusu hep vardır ama,  bu kadar erken yaşta ve bu kadar bastıra bastıra bir duyguyla
            ‘başkalarının beğenisine  teslim olmak da ne demek?’

Ortada vahim bir durum var, bu durumu bile isteye büyüklerin fütursuzluğu, görmemişliği daha kötüsü sonradan görmüşlüğü yarattı, desek itirazınız olur mu?
İnsanoğlu artık;
daha büyük, daha ihtişamlı,daha pahalı  evler istiyor, ama içinde nefesini, sesini duymaktan mutlu olacaklarını unutarak… (Bkz. adım başı, boy boy yükselen rezidanslar)

daha konforlu, daha hızlı daha pahalı arabalar istiyor, ama varlığının kendine hizmet için olduğunu, kölesi olmayacağını unutarak…(Bkz. kulağı alarmda gözü üstünde otoparkta duran araçlar)

daha çok arkadaş, daha çok sevgili istiyor sevmeyi, sevilmeyi , umudu ve mutluluğu unutarak (bkz. istediğiniz yere bakabilirsiniz)

İnsanoğlu artık insan olmak istemiyor, janjanlı reklamların, gösterişin, paranın ve onun sunduğu(!) renkli albenili ama içinde “insan” olmayanı istiyor.

Hal böyle olunca tek rakamlı yaştaki hanımefendi “ben beğendim ya” demeyi bilemiyor  ama “arkadaşlarım beğenmez”demeyi  pekala biliyor….
  ( murat altunkaynak/ 22 ekim 2013 /ankara 
 fotoğraf: ibrahim murat altunkaynak / 2013 / izmir)


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder