*toplamda "105" ayrı ülkeden günlük ortalama "500" tekil ziyaretin yapıldığı yedigünyazıları'ndasınız
*her cümle "5846" sayılı fikir ve sanat eserleri yasası korumasındadır
*
fotoğrafları "ekseriyetle" büyütebilirsiniz / murat örem...

27 Ekim 2013 Pazar

anlayışsızsın be gülüm...





Kadın adama dönüp bağırdı; “çok anlayışsızsın …”

Anlayışsız olma hali, karşındaki matmazelin bütün avm’yi alma isteğini reddetmekse , katılıyorum kadına .. Katılmakla kalmayıp “anlayışsızoğlu anlayışsızsın be arkadaş” , diyorum.  Dikkat ettiğiniz gibi “arkadaşım” demedim, zira benim arkadaşlarım izanlı kimselerdir … Ne istenirse itiraz etmeden alıverirler,paranın lafı da olmaz… Parası olmayanlar da banka faizlerinin bir kemendini daha geçiriverirler boyunlarına , ki buna zaten alışıktır doğdu doğalı… Karnın doymasından önce gözünün doyması lazım, değil mi?…


Çocuk annesine çıkıştı; “biraz anlayış göster ya

Tabii ya hayat bir oyun demiyor muyuz , bırakın da birkaç saat daha oynasın teknolojinin son şaheseriyle…Dün çıkan zaman kaybetmeden de bugün alıp eline verdiğiniz,  bilmem kaçıncı oyuncağı olduğunun çok bi önemi yok…hem zaten size daha çok zaman kalmıyor mu tek başına oyuna dalmışken , itiraf etmenize gerek yok çocuklarınız zaten biliyor… Hayatta oyundan çok daha önemli ne olabilir, çocuğunuz böyle biliyor, ona bu öğretildi zatınızca!..


Alt komşu üst komşuya seslendi: “ biraz anlayışlı olsanız”

Saatin icadından habersiz komşunun  gecenin zifirinde aklına gelen sanat merakı, uykunuzun orta yerinden imarsız ruhsatsız geçişler yapar. Çakacağı çiviye pazardan üç paraya aldığı bilmem kaçıncı kez kopyalandığı meçhul tabloyu asacak,  karşısına geçip ruhunu besleyecek, sizse utanmadan “rahatsız oldum” diyeceksiniz. Sanat için gerekirse bin çiviyi durmaksızın çakmaya dünden razı komşunuza anlayış göstermemek ne haddinize! 


Adam kadına rica etti : “anlayış gösterseniz … biracık… lütfen…”

Günlerdir beklediği eğitim toplantısına katılmıştı adam.. Eğitici yeni bilgilerle zihinleri  cilalayıp aydınlatıyorken arka sıralarda  yer alan hanımefendi(!), cehaletin daniskasını sergilemekte gecikmiyor, aptallığının bin çeşidini sergilercesine yaptığı çıkışlarla toplantıyı mahvetmekte mahzur görmüyor… Eğitici nazik adam, sabırlı adam, onlarcasıyla karşılaşmıştı bugüne dek başa çıkmayı da biliyordu: “anlayış gösterseniz birazcık, lütfen” … Hem eğitimi hem zamanı hem bilgiyi çalan arsız hırsıza  “e yeter artık bi dur, bi sus...”,  demek gerekmez miydi?


Kadın kadına sinirlendi: “yalnızım, anlayış göstersene”

Çocukları sınıf arkadaşıydılar, kendileri de arkadaş oldular. Bir nevi velidaşlıktı önceleri…  Sık sık görüşmeye başlayınca arkadaşlıkları daha da ilerledi.   Arkadaşı kocasıyla sorunlar yaşıyordu..İşinden de ayrılmıştı.Sabah akşam görüşüp  dertleşmeye destekleşmeye başladılar. Neredeyse her gün iş yerine birlikte gelip birlikte gider oldular… Kadın bundan hoşlanıyordu derdini anlattığı biri vardı , vaktini geçireceği bir yeri de…Gözden kaçırdığı sıkıntılarını ortak ettiği arkadaşına artık sıkıntı vermeye başladığıydı… Sorun büyüse de kadın nazikti,görgülüydü ,rahatsız olduğunu ona söyleyemezdi, “burası işyeri buraya gelme artık, istersen dışarıda görüşelim ,patronum hoş karşılamayabilir,” diyemiyordu…Üstelik “zaten yaralı düşüncesizlik etmeyeyim,” diyordu engin yüreğiyle  .. Gün geçtikçe sabır da tükendi  ve  cesaretini toplayıp söyledi , “rahatsız oldum arkadaşım” dedi ve cevabını aldı: “yalnızım, anlayış göstersene…”  Ev sahibi yavuz hırsızı yine bastıramadı….


anlayış… anlayışsızlık… Nakaratı bol bir şarkı gibi dilimizde o kadar.. Beklediğimiz kadar göstermekten imtina ettiğimiz, bulunca harcadığımız bulamayınca küplere bindiğimiz, yakıp yıktığımız kül edip savurduğumuz…

anlayış denilince anlaşılan neyse artık,  tahammül mü, hoşgörü mü, sabır mı, boşvermişlik mi onun fukaralığını çekiyoruz şimdilerde… Koca eşinden, çocuk babasından, öğrenci  öğretmeninden, alt komşu üst komşudan,kiracı ev sahibinden,yazar okuyucudan, arkadaş arkadaştan…

anlayış, anlayana çok anlamayana az gelse de, beklediğimiz kadar göstermek de gerekendir …

         murat altunkaynak/ 28 ekim 2013/ ankara




2 yorum:

  1. İste bu!...Herkesin beklediği kadar anlayıslı olması geregi....Akıcı ,cok anlasılır ve hic sıkmayan cok insanın kanayan yarasına parmak basan bir yazı...helede kendim adına tesekkür ederim....Konunun kahramanlarındanda ince bir yazar tarafından kaleme alınmasıda beni ayrıca onore etmistir biline....yazılarınızın hakkettigi degere kavusacagı ve devamlı olacagı günler dilerim.....29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMINIZIDA KUTLAR,ÜLKEME VE MİLLETİME AYDINLIK GÜNLER GETİRMESİNİ TEMENNİ EDERİM....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederiz, sizler tarafından okunuyor olması bizim için şereftir, değerdir. Sizin de gönlünüze kaleminize sağlık. Saygıyla

      Sil